1 İlaçİlaç Bilgileri ve Sağlık Haberleri

GENMİSİN Ampul

Tüm-Ekip

 

Formüler > Enfeksiyonlar > Antibakteriyel İlaçlar > Aminoglikozidler > Gentamisin

 

 

Etken Madde(ler):

Gentamisin sülfat

 

Piyasa Şekilleri:

40 mg: 1 ampul
80 mg: 1 ampul
160 mg: 1 ampul

 

 

Kullanım Şekli:

Yetişkinlerde: Sistemik enfeksiyonlarda günde toplam 3 mg/kg doz 3 eşit parçaya bölünerek 8 saat arayla veya 2 eşit parçaya bölünerek 12 saat arayla uygulanır. Hayati tehdit oluşturan ağır enfeksiyonlarda günde toplam 5 mg/kg gentamisin sülfat 3-4 eşit doza bölünerek kullanılır. Klinik iyileşme başlayınca 3 mg/kg'a düşürülür. 50 kg'dan daha ağır kişilerde sistemik enfeksiyonların tedavisi için; günde 3 kez 80 mg veya günde 2 kez 120 mg kullanılabilir. Profilaksi için veya streptokokal endokardit tedavisinde biraz daha düşük dozlar önerilir. Tedavi süresi 7-10 gündür. Ciddi veya komplike enfeksiyonlar daha uzun süreli bir tedaviyi gerektirebilir. Kullanılmakta olan bir diğer dozaj şemasında tedavi için günde iki defa penisilin veya vankomisin ile birlikte  60-80 mg gentamisin; yüksek enfeksiyon riski olan operasyonların öncesinde profilaktik olarak  penisilin veya vankomisin ile birlikte 120 mg gentamisin kullanımı önerilmektedir. İdrar yolları enfeksiyonları için, günde bir kez 160 mg gentamisin önerilmektedir. Konjestif kalp yetmezliği, hematolojik rahatsızlıkları olan bazı kişilerde, veya ağır yanıklarda, veya kas kitlesi azalmış hastalarda i.v. yol tercih edilebilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan yetişkin hastalarda: Gentamisinin atılımı azaldığından serumda toksik seviyelere ulaşmaması için kişiye özel olarak dozun ayarlanması gerekir. Çocuklarda doz: Çocuklarda ve bebeklerde doz yetişkinlerdekinden biraz daha yüksektir: Günlük toplam doz 5-7 mg/kg'dır. Hesaplanan günlük doz eşit parçalara bölünerek enfeksiyonun şiddetine göre 8-12 saat arayla i.m. yolla uygulanır. Yenidoğanlarda (prematüre bebekler ve 2 haftalığa kadar olan bebekler) 12 saatte bir 3 mg/kg; daha büyük yenidoğanlar ve bebeklerde 8 saatte bir 2 mg/kg kullanımı önerilir.

 

 

Endikasyonları:

Gentamisine duyarlı olan Pseudomonas aeruginosa, Providencia türleri, Proteus türleri (indol pozitif ve indol negatif), Citrobacter türleri, Klebsiella-Enterobacter-Serratia türleri, Escherichia türleri, Staphylococcus türleri (koagülaz pozitif, koagülaz negatif, penisilin ve metisiline dirençli türler dahil), Neisseria gonorrhoeae'nin neden olduğu septisemi, bakteriyemi, (neonatal septisemi dahil); menenjit ve diğer ağır santral sinir sistemi enfeksiyonları; böbrek ve ürogenital enfeksiyonları; solunum yolu enfeksiyonları; sindirim sistemi enfeksiyonları; deri, kemik ve yumuşak doku enfeksiyonları (enfekte yanık ve yaralar dahil); peritonit gibi intraabdominal enfeksiyonlar ve göz enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir. Gentamisin, negatif bakterilerin neden olduğu bilinen ya da kuşkulanılan enfeksiyonlarda başlangıç tedavisi olarak uygulanabilir. Tedavinin daha sonra gentamisin ile sürdürülüp sürdürülemeyeceğine, antibiyogram sonuçlarına, hastanın tedaviye verdiği yanıta ve gösterdiği toleransa göre karar verilmelidir. Ağır enfeksiyonlarda ve/veya etkenin saptanamadığı durumlarda, duyarlılık testleri sonuçlanıncaya kadar, gentamisin, bir penisilin ya da sefalosporin grubu antibiyotikle kombine edilerek, başlangıç tedavisi olarak uygulanabilir. Eğer anaerobik bakterilerden kuşkulanılıyorsa, gentamisin uygun bir antimikrobik tedaviyle kombine edilerek kullanılabilir. Pseudomonas aeruginosa'nın neden olduğu çok ağır enfeksiyonlarda gentamisin, karbenisilin ya da tikarsilin ile kombine edildiğinde etkin bir tedavi sağlamıştır. Gentamisin, D grubu Streptokokların neden olduğu endokarditlerde, bir penisilin grubu ilaçla kombine edildiğinde etkin bulunmuştur. Neonatal sepsis ve Stafilokok pnömonilerinde, gentamisin penisilin grubu bir antibiyotikle kombine kullanılmalıdır.

 

Kontrendikasyonları:

Gentamisine aşırı duyarlılığı olanlarda ve gentamisin uygulandığında ciddi toksik reaksiyon görülen kişilerde kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Toksik belirtilerin orta çıkma olasılığı yüzünden, aminoglikozid kullanan hastalar klinik olarak yakından izlenmelidir. Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olduğu bilinen ya da kuşkulanılan hastalarda, böbrek ve 8. kafa çiftinin fonksiyonları kontrol altında tutulmalıdır. İdrar, dansite, proteinüri ve sediment açısından izlenmelidir. Kan, üre, serum kreatinin düzeyleri ya da kreatinin klirensi belli aralıklarla ölçülmelidir. Baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, kulaklarda uğuldama ve işitme kaybı gibi ototoksik bulgular ya da nefrotoksik bulgular görüldüğünde, doz azaltılmalı ya da tedavi kesilmelidir. Gentamisin serum düzeyleri, toksik etki göstermeyecek, ancak yeterli etkinliği sağlayacak düzeyde tutulmalıdır. Gentamisin en yüksek serum düzeyinin uzun süre 12 mcg/ml'nin üzerinde kalmamasına dikkat edilmelidir. Gentamisin serum yoğunluğuyla izleniyorsa, 2 mcg/ml üzerine çıkılmasından kaçınılmalıdır. Ağır yanık olgularında, gentamisin farmokokinetiğinde değişme ve buna bağlı serum yoğunluğunda düşme görülebilir. Bu grup hastalarda, doz miktarının serum yoğunlukları yardımıyla saptanması önerilir. Aminoglikozidler, kuramsal olarak nöromüsküler ileti üzerinde kürara benzer etki yapabildiklerinden, myasthenia gravis, parkinsonizm ya da çocuklarda görülen botulizm gibi nöromüsküler bozukluklarla seyreden hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Bazı yaşlı hastalarda böbrek fonksiyonları azalmış olduğu halde, kan üresi ve serum kreatinin gibi rutin testlere saptanmayabilir. Bu gibi durumlarda kreatinin klirensinin ölçülmesi daha yararlıdır. Bu grup hastalarda, diğer aminoglikozidlerde olduğu gibi gentamisin tedavisinde de, böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi önerilir. Gentamisin ile tedavi edilen bazı yetişkin ve çocuklarda, aminoasidüri ve metabolik asidozla birlikte seyreden Fanconu benzeri bir sendromun görüldüğü bildirilmiştir. Aminoglikozidler arasında çapraz allerjenisite olduğu gösterilmiştir. Tedavi sırasında hastalara yeterli sıvı verilmesine dikkat edilmelidir. Gentamisin tedavisi sırasında dirençli bakterilerin sayısında artış görüldüğü bildirilmiştir. Bu durumlarda, uygun bir tedaviye başlanmalıdır. İnhalasyon ile verilen gentamisinin miktarı, kullanılan aletlere ve uygulama koşullarına göre değişebilir. Sistemik aminoglikozid tedavisiyle birlikte kullanıldığında, özellikle doğrudan endotrakeal uygulamalarda, serum yoğunluğunun artabileceği gözönüne alınmalıdır. Aminoglikozid grubu antibiyotikler plasentadan geçerler ve gebelere verildiğinde fetüse zarar verebilirler. Gentamisinin fetüse zarar verip vermediği ya da fertiliteyi etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. Emzirilen bebeklerde ciddi yan etkilerin ortaya çıkma olasılığı nedeniyle, emzirme ya da ilacın kesilmesi değerlendirilmelidir.

 

Yan Etkileri:

Böbreklerde görülen yan etkiler daha çok, böbrek yetmezliği olan ve önerilenden daha uzun süre ya da daha yüksek dozla tedavi edilen hastalarda ortaya çıkar. Özellikle böbrek yetmezliği olan ve uzun süre ve/veya yüksek dozla tedavi edilen hastalarda vestibüler, işitme organları ve 8. kafa çiftiyle ilgili yan etkiler bildirilmiştir. Ortaya çıkan bu bulgular baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, kulaklarda uğultu ve işitme kaybıdır. İşitme kaybı genellikle önce tiz seslerde ortaya çıkar ve tedavinin kesilmesiyle düzelmeyebilir. Diğer aminoglikozidlerle görülen vestibüler bozukluklar da geriye dönüşümsüz olabilir. Aminoglikozidlere bağlı ototoksik belirtilerin ortaya çıkma riskini artıran diğer unsurlar dehidratasyon, etakrinik asit ya da furosemidle birlikte kullanım ya da diğer ototoksik ilaçların daha önce kullanılmış olmasıdır. Deride his azalması, karıncalanma, kaslarda seğirme, konvülziyon ve myasthenia gravis benzeri sendromlar da bildirilen yan etkiler arasındadır. Solunum depresyonu, letarji, konfüzyon, depresyon, görme bozukluğu, iştah azalması, kilo kaybı, hipotansiyon, hipertansiyon, isilik, kaşıntı, ürtiker, yanma hissi, larinks ödemi, anafilaktoid reaksiyonlar, ateş ve baş ağrısı, bulantı, kusma, tükrük salgısında artış ve stomatit, purpura, psödotümör serebri, akut ve organik beyin sendromu, pulmoner fibroz, alopesi, eklem ağrıları, geçici hepatomegali ve splenomegali de gentamisin kullanımına bağlı olarak bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Sisplatin, sefaloridin, amikasin, neomisin, polimiksin B, kolistin, paromimisin, streptomisin, tobramisin, vankomisin ve viomisin gibi sistemik ya da topikal kullanılabilen ototoksik ve/veya nefrotoksik ilaçlarla birlikte ya da arka arkaya kullanmaktan kaçınılmalıdır. Dehidratasyon ve ileri yaş da hastada toksik belirtilerin ortaya çıkma riskini artıran unsurlardır. Etakrinik asit ve furosemid gibi diüretikler, antibiyotiğin serum yoğunluğunu etkileyerek, toksik belirtilerin ortaya çıkma olasılığını artırırlar. Aminoglikozidler bazı sefalosporinlerle birlikte kullanıldıklarında, nefrotoksik belirtilerin arttığı bildirilmiştir. Bir aminoglikozid, in vitro koşullarda bir Beta-laktam grubu antibiyotikle karıştırıldığında, her ikisi de etkisiz hale gelebilir. Böbrek fonksiyonları sağlam olan ya da bazı hastalarda, bir aminoglikozid ve bir penisilin müstahzarı farklı yollardan uygulandığında, aminoglikozidlerin serum düzeyinin ya da serum yarılanma ömrünün azaldığı saptanmıştır. Gentamisin ile birlikte karbenesilin verilen ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda, gentamisin serum yarılanma ömrünün kısaldığı bildirilmiştir. Aminoglikozidlerin bu tür etkisizleşmeleri, ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda klinik açıdan önem kazanır. Yüksek doz (40 mg/kg) gentamisin verilen kedilerde nöromüsküler blok ve solunum felcinin geliştiği bildirilmiştir. Bu bulgular, gentamisin ile birlikte süksinilkolin, tubokürarin ya da dekametonyum, anestezikler ya da antikoagülan sitratlar gibi nöromüsküler blok yapan ilaçlar kullanıldığında gözönünde bulundurulmalıdır. Blok oluştuğunda kalsiyum tuzları tabloyu düzeltebilirler.