UROVIST-ANGIOGRAFIN Ampul

Schering Alman

 

Etken Maddeler:

Meglumin diatrizoat 650 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri:

30 ml'lik 1 ampul, 50 ml'lik 1 ampul içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Erişkinler için normal doz 30 ml'dir. Ancak özel durumlarda doz miktarı 60 ml veya daha yüksek olabilir. Çocuklarda 1 yaşına kadar 8-12 ml, 1-2 yaş arasında 12-15 ml, 2-6 yaş arasında 15-20 ml, 6-10 yaş arasında 20-25 ml ve 10-15 yaş arasında 25-30 ml uygulanır. Bu dozlar i.v. enjeksiyonlar için geçerlidir. Herhangi bir nedenle i.v. enjeksiyon uygulanamıyorsa i.m. uygulama yapılır. Burada resorbsiyonu hızlandırmak için enjeksiyon bir hiyalüronidaz müstahzarıyla birlikte uygulanır. Bu amaçla i.v. doz miktarı aynı miktar bidistile suyla dilüe edilerek iki ayrı yerden i.m. olarak yarımşar ampul hiyalüronidaz preparatın enjeksiyonundan hemen sonra uygulanır. Retrograd ürografi için genellikle %30'luk bir solüsyon kullanılmalıdır.

 

 

Endikasyonları:

İntravenöz ve retrograd ürografi; infüzyon ürografisi; serebral, torasik, abdominal ve ekstremite anjiyografileri, flebografi, bilgisayarlı tomografide kullanılır. Ayrıca amniografi, artrografi, intraoperatif kolanjiyografi, fistülografi, splenoportografi, vezikülografi gibi diğer muayene yöntemleri için de uygundur. Selektif koronarografi için uygun değildir. Miyelografi, ventrikülografi ve sisternografi'de olası nörotoksik yan etkilerden dolayı kullanılmaz.

 

Kontrendikasyonları:

Manifest hipertireoz ve dekompanze kalp yetmezliğinde kontrendikedir. Gebelikte veya pelvis alanındaki akut iltihabi süreçlerde histerosalpingografi yapılmamalıdır.

 

Uyarılar:

İyot içeren röntgen kontrast maddelerine aşırı duyarlılıkta, karaciğer ve böbreğin ağır fonksiyon bozukluklarında, kalp ve dolaşım yetmezliğinde, akciğer amfizeminde, genel durumun kötü olduğu hallerde, beyin arteriosklerozunda, tedavi gerektiren diyabette, serebral konvülzif hastalıklarda, latent tiroid hiperfonksiyonunda, bland nodüler strumada ve multipl miyelom'da tetkik gereksinimi daha dikkatli saptanmalıdır. Allerjik dispozisyonlu hastalarda aşırı duyarlılık reaksiyonları daha sık görülmektedir. Bu gibi durumlarda profilaktik olarak bir antihistaminik ve/veya kortikoid uygulanmaktadır. Bu tür ilaçlarla kontrast maddelerin karıştırılıp verilmemesi gerekir. Multipl miyelom'da, tedavi gerektiren diyabette, poliüri, oligüri ya da gut hastalığında, süt çocuklarında ve küçük çocuklarda, genel durumun kötü olduğu hastalarda, hastanın sıvı alımı, hipertonik bir kontrast ilacının kullanımından önce sınırlandırılmamalıdır. Gebelerde röntgen ışınları ile muayenelerden mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğinden, direkt yada kontrast ilaçlarla birlikte yapılacak röntgen muayenelerinin muhtemel riski özenle tartılmalıdır. Tansiyon krizleri tehlikesine binaen, feokromositomlu hastalarda, alfa reseptör blokerleri ile bir premedikasyon önerilir.

 

Yan Etkileri:

İyot içeren kontrast maddelerin intravasküler kullanımında ortaya çıkabilen yan etkiler, genellikle hafif veya orta derecededir. Bazen ağır ve hayatı tehdit eden reaksiyonlar, hatta fatalite bile görülmüştür. Bulantı, kusma, deride kızarıklık, umumi sıcaklık hissi ve ağrı, intravasküler uygulamada en sık rastlanan reaksiyonlardır. Sıcaklık hissi veya bulantı gibi subjektif yakınmalar, enjeksiyon hızını düşürerek veya enjeksiyona kısa bir ara vererek, genellikle çabuk hafifletilebilir. Ayrıca oluşabilen semptomlar; titreme, ateş basması, terleme, baş ağrısı, baş dönmesi, solukluk, halsizlik, öğürme ve boğulma hissi, kısık öksürük, kan basıncının artması veya düşmesi, kaşıntı, ürtiker veya diğer deri döküntüleri, ödemler, kas fasikülasyonları, aksırık, göz yaşarmasıdır. Bu reaksiyonlar hastaya verilen doza ve veriliş şekline bağlı olmaksızın başlayan bir şokun ön belirtileri olabilirler. Bu durumda kontrast maddenin enjeksiyonu derhal kesilmelidir ve gerekirse venöz bir giriş yolundan gerekli tedaviye başlanmalıdır. Allerjik bünyeli hastalarda aşırı duyarlılık reaksiyonları daha sık ortaya çıkmaktadır. Acil bir girişim gerektiren ağır reaksiyonlar, dolaşım sistemi ile ilgili meydana gelebilir. Bunlar kendini, perifer vazodilatasyon, bunu takip eden kan basıncı düşmesi, refleks taşikardi, nefes darlığı, ajitasyon, konvüzyon ve siyanoz olarak gösterir ve bilinç kaybına kadar gidebilir. Paravasküler aplikasyonlar, sadece nadir olgularda ağır doku reaksiyonlarına sebep olurlar. Serebral anjiografide ve kontrast ilacın beyine arteriyel kan ile ulaştığı diğer tetkiklerde, koma, geçici konfüzyon ve somnolenz, geçici pareziler, görme bozukluğu veya fasiyal sinir zayıflığı ve özellikle epilepsi ya da fokal bir beyin hasarı olan hastalarda epilepsi nöbetleri gibi nörolojik komplikasyonların oluşabileceği bilinmektedir. Çok nadir olmakla birlikte, intravenöz kontrast madde uygulamalarından sonra da, epilepsi hastalarında nöbetler bildirilmiştir. Nadir olgularda geçici böbrek yetmezliği meydana gelebilir. Zaman zaman, geç ortaya çıkan reaksiyonlar oluşabilir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Böbrek yolu ile itrah edilen iyot içerikli röntgen kontrast ilaçların uygulanmasından sonra, radyoizotoplarla tiroid teşhisinde, tiroidin iyot alımı iki hafta ve bazen daha uzun süre azalacağı göz önünde tutulmalıdır. Diyabetik nefropati, intravasküler kontrast madde uygulamaları takiben renal bozukluklara predispoze edebilir. Biguanid alan hastalarda laktik asidoz oluşabilir. Önlem olarak, biguanid medikasyonu tetkikten 48 saat önce kesilmeli ve ancak renal fonksiyonun tekrar normale dönmesinden sonra sürdürülmelidir.

 

2016© 1ilac.com Tüm hakları saklıdır. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa lütfen hekiminize danışınız.