1ilaç

UROGRAFIN %76 IV Ampul

Schering Alman

 

Etken Maddeler:

Sodyum diatrizoat 100 mg/ml, Meglumin diatrizoat 660 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri:

20 ml'lik 1 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Erişkinler için normal doz 20 ml'dir. Uygun olmayan koşullarda dozun 40 ml veya daha fazlaya çıkartılması olasıdır. Çocuklarda 1 yaşına kadar olanlarda 7-10 ml, 1-2 yaş arasında olanlarda 10-12 ml, 2-6 yaş arası olanlarda 12-15 ml ve 6-12 yaş arasında olanlarda 15-20 ml uygulanır. Bu dozlar i.v. uygulamalar içindir. Herhangi bir nedenle i.v. uygulamanın gerçekleştirilemediği durumlarda i.m. olarak ve rezorbsiyonu hızlandırmak amacıyla en iyisi bir hiyalüronidaz preparatıyla birlikte uygulanmasıdır. Bu amaçla i.v. dozlar aynı miktarda distile suyla dilüe edilerek intragluteal 2 ayrı yerden ve bir hiyalüronidaz preparatının enjeksiyonundan hemen sonra uygulanabilir. Retrograd ürografide genellikle %30'luk bir solüsyon yeterlidir. Bir tek kesin kontrendikasyon vardır. Alt araknodial (veya epidural) yolla kullanım hastada konvülsiyon yaratabilir. Bu fetal de olabilir.

 

 

Endikasyonları:

İntravenöz ürografi, enfüzyon ürografisi ve bilgisayarlı tomografide kullanılır. Ayrıca anjiyografi (dijital subtraksiyon anjiyografisi dahil), amniyografi, artrografi, intraoperatif kolanjiyografi, fistülografi, histerosalpingografi, splenoportografi, vezikülografi gibi diğer muayene yöntemleri için de uygundur. Miyelografi, ventrikülografi ve sisternografide olası nörotoksik yan etkilerden dolayı kullanılmaz.

 

Kontrendikasyonları:

Manifest hipertireoz ve dekompanze kalp yetmezliğinde kontrendikedir. Gebelikte veya pelvis alanındaki akut iltihabi süreçlerde histerosalpingografi yapılmamalıdır.

 

Uyarılar:

İyot içeren röntgen kontrast maddelerine aşırı duyarlılıkta, karaciğer ve böbreğin ağır fonksiyon bozukluklarında, kalp ve dolaşım yetmezliğinde, akciğer amfizeminde, genel durumun kötü olduğu hallerde, beyin arteriosklerozunda, tedaviye muhtaç diyabette, serebral konvülziyon durumlarda, latent tiroid hiperfonksiyonunda, bland nodüler strumada, multipl miyelomda endikasyon daha kesin ve özenle saptanmalıdır. Allerjik dispozisyonlu hastalarda aşırı duyarlılık reaksiyonları daha sık görülmektedir. Multipl miyelomda, tedaviye muhtaç diyabette, poliüri, oliguri ya da gut hastalığında, bebekler ve küçük çocuklarda, genel durumun kötü olduğu hastalarda, hastanın sıvı alımı, hipertonik bir kontrast maddenin kullanımından önce sınırlandırılmamalıdır. Gebelerde röntgen ışınları ile muayenelerden mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğinden, direkt ya da kontrast maddelerle birlikte yapılacak röntgen muayenelerinin muhtemel riskleri özenle tartılmalıdır. Tansiyon krizleri tehlikesine karşı, feokromositomlu hastalarda, alfa reseptör blokerleri ile bir premedikasyon önerilir.

 

Yan Etkileri:

Bulantı, kusma, deride kızarıklık, umumi sıcaklık hissi ve ağrı, intravasküler uygulamada en sık rastlanan reaksiyonlardır. Sıcaklık hissi ve ağrı gibi subjektif yakınmalar, enjeksiyon hızını düşürerek veya enjeksiyona kısa bir ara vererek, genellikle çabuk hafifletilebilir. Ayrıca oluşabilen semptomlar; titreme, ateş basması, terleme, baş ağrısı, baş dönmesi, solukluk, halsizlik, öğürme ve boğulma hissi, kısık öksürük, kan basıncının artması veya düşmesi, kaşıntı, ürtiker veya diğer deri döküntüleri, ödemler, kas fasikülasyonları, aksırık, göz yaşarmasıdır. Bu reaksiyonlar hastaya verilen doza ve veriliş şekline bağlı olmaksızın başlayan bir şokun ön belirtileri olabilirler. Bu durumda, kontrast maddenin enjeksiyonu derhal kesilmelidir ve gerekirse venöz bir giriş yolundan gerekli tedaviye başlanmalıdır. Bu nedenle, kontrast maddenin uygulanmasında kalıcı (fleksibl plastik) bir kanülün uygulanması önerilmektedir. Allerjik bünyeli hastalarda aşırı duyarlılık reaksiyonları daha sık ortaya çıkmaktadır. Acil bir girişim gerektiren ağır reaksiyonlar, dolaşım sistemi ile ilgili meydana gelebilir. Bunlar kendini, perifer vazodilatasyon, bunu takip eden kan basıncı düşmesi, refleks taşikardi, nefes darlığı, ajitasyon, konfüzyon ve siyanoz olarak gösterir ve bilinç kaybına kadar gidebilir. Paravazal aplikasyonlar, sadece nadir olgularda ağır doku reaksiyonlarına sebep olurlar. Serebral anjiyografide veya kontrast ilacın beyine arteriyel kan ile ulaştığı diğer tetkiklerde, koma, geçici konfüzyon ve somnolans, geçici pareziler, görme bozukluğu veya fasiyal sinir zayıflığı ve özellikle epilepsi ya da fokal bir beyin hasarı olan hastalarda epilepsi nöbetleri gibi nörolojik komplikasyonların oluşabileceği bilinmektedir. Çok nadir olmakla birlikte, intravenöz kontrast madde uygulamalarından sonra da, epilepsi hastalarında nöbetler bildirilmiştir. Nadir olgularda geçici böbrek yetmezliği meydana gelebilir. Nadiren, geç ortaya çıkan reaksiyonlar oluşabilir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Böbrek yolu ile itrah edilen iyot içerikli röntgen kontrast maddelerin uygulanmasından sonra, radyoizotoplarla tiroid teşhisinde, tiroidin iyot alımı 2 hafta ve bazen daha uzun süre azalacağı göz önünde tutulmalıdır. Diyabetik nefropati, intravasküler kontrast madde uygulamalarını takiben böbrek fonksiyonunun kısıtlanmasına predispoze edebilir. Biguanid alan hastalarda laktik asit presipitasyonları meydana gelebilir. Önlem olarak biguanid medikasyonu kontrast madde tetkikinden 48 saat önce kesilmeli ve ancak renal fonksiyonun normale dönmesi ile tekrar başlatılmalıdır.