1 İlaçİlaç Bilgileri ve Sağlık Haberleri

GLUCOVANCE Film Tablet

Merck

 

 

Formüler > Endokrin > Diyabette Kullanılan İlaçlar > Oral Antidiyabetikler > Sülfonilüreler

 

Formüler > Endokrin > Diyabette Kullanılan İlaçlar > Oral Antidiyabetikler > Biguanidler

Etken Maddeler:

Metformin HCI, Glibenklamid

 

Piyasa Şekilleri:

500 mg, 2.5 mg: 30 film tablet
500 mg, 5 mg: 30 film tablet

 

Kullanım Şekli:

Glucovance, daha önce reçetelenmiş bir başka oral antidiyabetik yerine kullanılabilir. Tedaviye düşük doz ile başlanır ve her hastanın metabolik cevabına bağlı olarak doz ayarlamasına gidilir. Hasta daha önceden uzun yarı-ömürlü bir sülfonilüre kullanmış ise iki ilacın aditif etkisine bağlı olarak oluşabilecek hipoglisemi riskini en aza indirmek için, birkaç günlük ilaçsız bir dönem (washout) uygulanmalıdır. Metformin veya sülfonilüre ile monoterapinin yetersiz kaldığı durumlarda: Genel başlangıç dozu günde 500 mg/2.5 mg'dır. Metformin ve sülfonilüre kombinasyonu ile tedavide destekleyici olarak: Başlangıç dozu, metformin ve sülfonilürenin önceki dozlarına bağlı olarak günde 1-2 defa 500 mg/2.5 mg'dır. Kan şekeri sonuçlarına bağlı olarak, her 1-2 haftada 1 tablet artırmak suretiyle doz ayarlaması yapılır. Önerilen maksimum doz günde 4x500 mg/2.5mg'dır. Tabletler yemek öncesinde alınmalıdır. Hipoglisemik atakları önlemek için her ilaç alımını yeterli miktarda karbonhidrat içeren bir öğün takip etmelidir. Yaşlılarda Glucovance dozu renal fonksiyon parametrelerine bağlı olarak düzenlenmelidir (500 mg/2.5 mg ile başlanır). Çocuklar üzerinde yeterli bilgi olmadığından, Glucovance çocuklardakullanılmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Erişkinlerde tip 2 diyabetin tedavisinde; diyet uygulaması, fiziksel egzersiz, metformin veya sülfonilüre tedavisiyle kan şekeri kontrolünün sağlanamadığı durumlarda ikincil tedavi olarak ve önceden uygulanan metformin ve sülfonilüre kombinasyon tedavisiyle kan şekeri stabil ve iyi kontrol edilen hastalarda replasman tedavisi olarak kullanılır.

 

Kontrendikasyonları:

Metformin hidroklorür, glibenklamid veya diğer sülfonilüreler ile yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık; Tip 1 diyabet (insüline bağımlı), ketoasidoz, diyabetik prekoma; renal yetersizlik (örnek olarak serum kretinin seviyesi erkeklerde 135mcmol/l ve kadınlarda >110mcmol/l); renal fonksiyonları değiştirme potansiyeli olan akut durumlar (örn. dehidratasyon, şiddetli enfeksiyon, şok, iyodlu kontrast maddelerin intravasküler uygulanması); ciddi doku hipoksisine yol açabilecek kardiyak veya respiratuvar yetersizlik, yeni geçirilmiş miyokard enfeksiyonu, şok gibi akut veya kronik hastalık; karaciğer yetersizliği, akut alkol intoksikasyonu, alkolizm; porfiri; süt verme ve mikonazol ile birlikte kullanımda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Metformin birikmesine bağlı olarak, laktik asidoz çok nadir görülse de, metabolik komplikasyonlar ortaya çıkacağından dikkat edilmelidir. Laktik asidoz insidansı, kötü kontrol edilen diyabet, ketozis, uzun süre aç kalma, aşırı alkol tüketimi, hepatoselüler yetersizlik ve hipoksi ile seyreden herhangi bir durum veya diğer risk faktörlerinin tayini ile azaltılabilir. Laktik asidoz, asidotik dispne, karın ağrısı, bradiaritmi ve komayı takip eden hipotermi ile karakterizedir. Eğer metabolik asidozdan şüpheleniliyorsa, ilaç tedavisine son verilmelidir. Serum elektrolit dengesi kurulmalıdır. Sülfonilüre içerdiğinden nadiren hastada hipoglisemik epizod görülebilir. Hipoglisemi riski geç yenilen yemek, yetersiz veya dengesiz karbonhidrat alımıyla arttığından, tedavi sırasında karbonhidrat alımının düzenli olması çok önemlidir. Bilinç kaybı veya nörolojik belirtileri olmayan septomları, şeker alımı ile hızla düzeltilmelidir. Bu durumda doz ayarlaması ve/veya hastanın yeme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekmektedir. Ciddi hipoglisemik reaksiyonlarda acil tıbbi tedavi olarak i.v. glukoz verilmelidir. Farmakokinetiği ve/veya farmakodinamiği hepatik veya renal yetmezliği olan hastalarda değişebilir. Böyle hastalarda hipoglisemi oluştuğunda, uzun süreli olabilir bu nedenle hastaya uygun tedavi başlanmalıdır. Hasta, hipoglisemi riski, semptomları, tedavisi ve hipoglisemiye yol açan durumlar ile dengeli bir diyet takip etmenin, düzenli fizik egzersiz yapmanın ve kan şekerinin düzenli takibinin önemi konusunda bilgilendirilmelidir. Cerrahi girişim halinde veya diyabetin dekompansasyonuna neden olan diğer hallerde, bu tedavi yerine geçici olarak insulin tedavisi uygulanmalıdır. Metformin böbrek yoluyla atıldığından, serum kreatinin seviyeleri, tedaviye başlamadan önce ve tedavi sonrasında düzenli olarak kontrol edilmelidir. Tedavi genel anestezi ile yapılan cerrahi girişimden 48 saat önce kesilmeli ve cerrahi girişimden 48 saat sonra tekrar başlanmalıdır. Bu tıbbi ürün laktoz içerdiğinden, konjenital galaktozemi, glukoz ve galaktoz malabsorbsiyon sendromu veya laktaz eksikliği vakalarında kontrendikedir. Gebelik kategorisi C'dir. Yapılan çalışmalarda hiçbir teratojenik etki görülmemesine rağmen, gebelik döneminde kullanımından kaçınılmalıdır. Emzirme dönemlerinde kontrendikedir.

 

Yan Etkileri:

Metformine bağlı: Bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı ve iştah kaybı gibi gastrointestinal semptomlar çok yaygındır. Bu gastrointestinal semptomları önlemek için, ilacın dozun yavaş yavaş arttırılarak ve günde 2-3 defada alınması önerilir. Metalik tat, aşırı duyarlı hastalarda hafif eritem rapor edilmiştir. Uzun süreli olarak metformin ile tedavi edilen hastalarda B12 vitamininin absorbsiyonunun ve serum seviyelerinin azaldığı tespit edilmişse de klinik olarak anlam taşımamaktadır. Nadir de olsa laktik asidoz görülür. Glibenklamide bağlı: Hipoglisemi, kaşıntı, ürtiker, makülopapüler döküntü, bulantı, diyare, epigastrik rahatsızlık, hepatik sorunlar, lökopeni, trombositopeni, çok nadir olarak agranülositoz, hemolitik anemi, kemik iliği aplazisi ve pansitopeni, hepatik porfiri ve porfiria cutanea, izole vakalarda hiponatremi. Laboratuvar testleri üzerine etkisi; serum üre ve kreatinin konsantrasyonlarında nadiren normalden orta dereceye kadar yükselme. Alkol ile birlikte alınırsa antabus etkisi yapar.

 

İlaç Etkileşimleri:

Kontrendike kombinasyonlar: Glibenklamid ile mikonazol hipoglisemik etkilerde artış. Önerilmeyen kombinasyonlar: Sülfonilüre ile, alkol (özellikle klorpropamid, glibenklamid, glipizid ve tolbutamid) antabus etkisi. Fenilbutazon (sistemik): Sülfonilürelerin hipoglisemik etkisi artar. Danazol: Kombinasyon önlenemiyorsa, hasta uyarılmalı ve kan şekerini takip etmesi sağlanmalıdır. Kullanımı için önlem gerektiren kombinasyonlar: Klorpromazin; yüksek dozlarda kan şekerinde yükselme görülmektedir. Nöroleptiklerle tedavi sırasında ve tedavi kesildikten sonra antidiyabetik ilacın dozu ayarlanmalıdır. Kortikosteroidler (glukokortikoidler) ve tetrakosaktid (sistemik ve lokal); kan şekerinin yükselmesine bazen ketoz eşlik edebilir. Beta2-agonist kullanımına bağlı olarak kan şekeri yükselebilir. Tiyazid ve diğer diüretikler, fenotiyazinler, tiroid ürünleri, östrojenler, oral kontraseptifler, fenitoin, nikotinik asit, kalsiyum kanal blokerleri ve izoniazidle birlikte kullanımında kan glikoz seviyesi yükselebileceğinden hasta gözlem altında tutulmalıdır. Diüretikler (furosemid); metformine bağlı laktik asidoz herhangi bir fonksiyonel renal yetersizlik, diüretikler, özellikle loop diüretikleri ile tetiklenir. İyotlu kontrast maddelerin i.v. uygulanması renal yetmezliğe neden olabileceğinden, test öncesinde veya test sırasında tedavi kesilmeli ve testten 48 saat sonra ancak renal fonksiyonlar gözden geçirilip normal bulunduğunda tedaviye tekrar başlanmalıdır. Nifedipin ve amilorid, digoxin, morfin, prokainamid, kinin, kinidin, ranitidine, triamtren, trimetoprim veya vankomisin gibi katyonik ilaçlarla plazma metformin seviyesi artar. Glibenklamid ile beta blokerler palpitasyon ve taşikardi gibi hipogliseminin bazı semptomlarını taklit ederler. Selektif olmayan beta-blokerlerin çoğu, hipogliseminin şiddetini ve görülme sıklığını arttırır. Flukanazol ile glibenklamidin yarılanma ömründe artış ve hipoglisemik manifestasyonların başlaması olasılığı vardır. ACE inhibitörleri kullanımı sülfonilüreyle tedavi edilen diyabetik hastalarda glukoz toleransının artmasına ve insülin gereksiniminin azalmasına neden olur. Böylece antidiyabetik ilacın hipoglisemik etkisi artar. Desmopressin ile antidiüretik aktivitede azalma olur. Salisilatlar, sülfonamidler, kloramfenikol, probenesit, kumarin, monoamin oksidaz inhibitörleri gibi yüksek oranda plazma proteinlerine bağlanan ajanlar ve NSAI ile birlikte kullanıldığında hipoglisemi riski için hastalar gözlem altında bulundurulmalıdır. Siprofloksasin, oral mikanazol ve oral hipoglisemik ajanlarla birlikte kullanılırken de bu risk göz önünde bulundurulmalıdır.