1 İlaçİlaç Bilgileri ve Sağlık Haberleri

CANCIDAS IV Flakon

MSD

 

Etken Maddeler:

Kaspofungin asetat

 

Piyasa Şekilleri:

50 mg: 1 i.v. flakon, 70 mg: 1 i.v. flakon içeren blister ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Ampirik Tedavi: 1.gün, 70 mg'lık tek yükleme dozu ve bunu izleyen günlük 50 mg idame dozu uygulanmalıdır. Tedavinin süresi hastanın klinik yanıtına göre ayarlanmalıdır. Ampirik tedaviye nötropeni düzelene kadar devam edilmelidir. Fungal infeksiyonlu hastalar en az 14 gün tedavi edilmelidir. Nötropeni ve klinik semptomların düzelmesinin ardından en az 7 gün tedaviye devam edilmelidir. Eğer 50 mg doz iyi tolere edilmiş fakat uygun klinik yanıt alınamamışsa, günlük doz 70 mg'a çıkartılabilir. İnvaziv Kandidiyazis (Kandidemi, kandidemiye bağlı intraabdominal abse, peritonit ve plevra boşluğu infeksiyonları): 1. gün tek 70 mg'lık yükleme dozu uygulanır, daha sonra günde 50 mg uygulanır. Cancidas 1 saat içinde yavaş i.v. infüzyon şeklinde uygulanmalıdır. İnvazif kandidiyazis tedavisinin süresi, hastanın klinik ve mikrobiyolojik yanıtına göre düzenlenmelidir. Antifungal tedavi genel olarak son pozitif kültürden sonra en az 14 gün daha devam ettirilir. Dirençli nötropenik hastalarda tedavinin süresi, nötropeni düzelene kadar uzatılabilir. Özofajiyal Kandidiyazis: Günde 50 mg yavaş infüzyon şeklinde, yaklaşık 1 saat içinde uygulanmalıdır. İnvaziv Aspergillozis: 1. Gün tek 70 mg yükleme dozu uygulanır, sonra her gün 50 mg'lık tek doz uygulanmaya devam edilir. 1 saat içinde yavaş infüzyon şeklinde uygulanmalıdır. Tedavinin süresi, hastanın mevcut hastalığının şiddetine, immünsüpresyonun iyileşmesine ve klinik yanıta göre düzenlenmelidir. Yüksek dozlarda ilacın yararının artışına dair bilgi olmamasına rağmen, mevcut güvenilirlik verilerine göre, klinik yanıt alınamayan ve ilacı tolere edebilen hastalarda, günlük dozun 70 mg'a yükseltilmesi düşünülebilir. Metabolik indükleyicilerle (efavirenz, nevirapin, rifampin, deksametazon, fenitoin, karbamazepin) beraber uygularken, 70 mg Cancidas günlük dozunun uygulanması düşünülmelidir. Özofajiyal kandidiyazisi olan hastalarda eğer orta dereceli (Child-Pugh skoru 7-9) karaciğer yetmezliği varsa günde 35 mg önerilir. İnvazif kandidiyazis ya da invazif aspergillozisi olan hastalarda orta dereceli karaciğer yetmezliği varsa, başlarken 70 mg'lık yükleme dozundan sonra günde 35 mg önerilir. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan (Child-Pugh skoru 9'dan büyük olanlar) hastalarda klinik çalışma yapılmamıştır.

 

 

Endikasyonları:

Kaspofungin asetat bir yarı sentetik lipopeptiddir (ekinokandin). Glarea lozoyensis'in fermentasyon ürününden sentez edilir. İnvaziv kandidiyazis tedavisi (kandidemi, kandidemiye bağlı intraabdominal abse, peritonit ve plevra boşluğu infeksiyonları), özofajiyal kandidiyazis tedavisi ve diğer tedavilere tolerans göstermeyen ya da refrakter hastalarda invaziv aspergillozun tedavisinde endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

Herhangi bir bileşenine aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Siklosporinle birlikte kullanımı önerilmez. Kaspofunginle birlikte iki kez 3 mg/kg dozunda siklosporin alan bazı sağlıklı gönüllülerde alanin transaminaz (ALT) ve aspartat transaminazda (AST) geçici artışlar (normalin üst sınırının 3 katı ya da daha az) olmuş, ilaçların bırakılmasıyla ortadan kalkmıştır. Siklosporin ve kaspofungin birlikte uygulandığında, kaspofunginin eğrinin altında kalan alanında (AUC) yaklaşık %35'lik bir artış olmuştur; siklosporinin kan düzeyleri değişmeden kalmıştır. 2 haftadan daha uzun süren kullanımlarda güvenilirlik bilgisi kısıtlıdır. Aspergillus infeksiyonlarının başlangıç tedavisi için çalışma bulunmamaktadır. Gebelik kategorisi C'dir. Gebe kadınlarda klinik çalışma bulunmamaktadır. Sıçanlarda, toksik dozda (5mg/kg/gün) kaspofungin fetüsün vücut ağırlığında azalmalara neden olmuştur. Ayrıca kafatası ve gövde kemikleşmesinin tamamlanmadığı görülmüştür. Ek olarak, sıçanlardaki anneye ait toksik etkili dozda servikal kaburga insidansında artış olmuştur. Hayvanlardaki çalışmalarda kaspofunginin plasentayı geçtiği gösterilmiştir. Mutlak gerekmedikçe gebelikte kullanılmamalıdır. Bu ilacın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir, emziren annelerde kullanılmamalıdır. Kaspofungin asetatın çocuklarda kullanımı ile ilgili yeterli klinik çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanımı önerilmemektedir.

 

Yan Etkileri:

Sık olarak bildirilen yan etkiler: Ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, ağrı, titreme, bulantı, diyare, kusma, karaciğer enzimlerinde yükselme (AST, ALT, alkalen fosfataz, direkt ve total bilirubin), serum kreatinin artışı, hematüri, proteinüri , anemi (hemoglobin ve hematokritte azalma), flebit/tromboflebit, infüzyona bağlı komplikasyon, döküntü, pruritus, miyalji, parestezi, flushing, ödem, serum potasyumunda azalma. Olası histamin aracılı semptomlar bildirilmiştir; bunlar, deri döküntüsü, yüzde şişme, pruritus, sıcaklık hissi ya da bronkospazmdır. Uygulama sırasında anaflaksi bildirilmiştir. İlacın pazarlanmasından sonra; ender olarak karaciğer fonksiyon bozukluğu, şişme ve periferik ödem ve hiperkalsemi bildirilmiştir. İlaca bağlı olarak bildirilen laboratuvar anormallikleri: Düşük albumin, düşük potasyum, beyaz kan hücrelerinde azalma, eozinofillerde artış, trombositlerde düşüş, nötrofillerde azalma, idrarda kırmızı kan hücresinde artış, kısmi tromboplastin zamanında artış, total serum proteininde azalma, idrardaki proteinde artış, protrombin zamanında artış, düşük sodyum, idrarda beyaz kan hücresi artışı ve düşük kalsiyum.

 

İlaç Etkileşimleri:

İn vitro çalışmalar, kaspofungin asetatın sitokrom P450 (CYP) sistemindeki hiçbir enzimin inhibitörü olmadığını göstermiştir. Klinik çalışmalarda, kaspofungin, diğer ilaçların CYP3A4 aracılığıyla olan metabolizmasını indüklememektedir. Kaspofungin P-glikoproteinin substratı değildir ve sitokrom P450 enzimleri için zayıf bir substrattır. Kaspofungin takrolimusun (FK-506) 12 saatlik kan konsantrasyonunu (C 12 saat) %26 azaltmıştır. Her iki tedavinin uygulandığı hastalarda, takrolimusun kan konsantrasyonlarının standart kontrollerinin yapılması ve takrolimus dozlarının buna göre ayarlanması önerilir. Siklosporin ile birlikte uygulandığında, geçici olarak karaciğer ALT ve AST değerlerinde artışlar olmuştur. Rifampin, kaspofunginin dispozisyonunu hem indüklemekte hem de inhibe etmektedir, sonuçta kararlı durumda net bir indüksiyon olmaktadır. Farmakokinetik tarama sonuçları, diğer ilaç klirensi indükleyicileri (efavirenz, nevirapin, fenitoin, deksametazon ve karbamazepin) ile birlikte uygulandığında, kaspofunginin konsantrasyonlarında klinik açıdan anlamlı düşüşler olabileceğini ortaya koymuştur. Bunun metabolizmadan çok geri alımla ilgili olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla, ilaç klirensi indükleyicileri ile kaspofungin birlikte uygulanırken yüksek dozun uygulanması düşünülmelidir.