1ilaç

ULTRALAN Tablet

Intendis

 

Etken Maddeler:

Fluokortolon

 

Piyasa Şekilleri:

20 mg: 10 tablet, 5 mg: 10 tablet içeren blister ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Erişkinlerde başlangıç dozu 20-60 mg'dır. Klinik bir iyileşmeden sonra başlangıç dozu 2-4 günlük aralarla her seferinde 2.5-5 mg azaltılarak idame doz olan 5-20 mg'a geçilir. Çocuklarda başlangıç dozu 1-2 mg/kg'dır. Daha sonra kademeli olarak 2.5 mg'lık azaltmalarla idame doz olan başlangıç dozun yarısına geçilir.

 

 

Endikasyonları:

Sistemik kortikoid tedavisini gerektiren tüm hastalıklarda endikedir. Ön planda romatizmal ateş, kronik poliartrit (romatoid artrit), bronşiyal astma, saman nezlesi, iltihabi ve allerjik deri hastalıkları (örn. ekzema, nörodermit -endogen ekzema, atopik dermatit-, pemfigus), ilaç reaksiyonları gibi diğer allerjik hastalıklar, immün süreçlere bağlı kronik aktif hepatit (HBs-Ag negatif), nefrotik sendrom, lemfatik lösemi, özel anemi türleri gibi bazı kan hastalıkları, bazı göz hastalıkları.

 

Kontrendikasyonları:

Mide-barsak ülserleri, ağır osteoporoz, psikiyatrik anamnez, Herpes simplex, herpes zoster (viremik dönemde), suçiçeği, aşılardan yaklaşık olarak 8 haftadan önceden iki hafta sonraya kadar, amip enfeksiyonları, sistemik mantar enfeksiyonları, bulber ensefalik türün dışında poliomyelit, BCG aşısından sonra lenfom, glokom durumlarında bir substitüsyon ya da hayat kurtarıcı acil tedavi dışında uzun süreli sistemik terapide uygulanmamalıdır.

 

Uyarılar:

Gebelikte, özellikle ilk 3 ayında tedavi, ancak kesin bir endikasyonda, olabildiğince en küçük doz ve kısa süre yapılmalıdır. Emzirme döneminde de yarar ve risk özenle tartılmalıdır. Kesin gerekmedikçe gebelerde kullanılmamalıdır. Şeker hastaları için de gebelerdeki sınırlamalar geçerlidir. Ayrıca, düzenli olarak şeker metabolizması kontrol edilmelidir. Enfeksiyon hastalıklarında, yeterli dozlarda spesifik etkili kemoterapötikle verilmelidir. Çok yüksek tansiyonda, kornea hastalarında, kronik böbrek yetmezliğinde, tromboza eğilimde özellikle dikkatli olunmalıdır. akciğer tüberkülozunda, sürekli röntgen kontrolleri yapılarak, proçesin alevlenip alevlenmediği saptanmalıdır. Pozitif tüberkülin testiyle birlikte latent türleri, profilaktik olarak kemoterapötikler verilmelidir. Gıda, potasyum ve vitaminlerden zengin, yağ, karbonhidrat ve tuzdan fakir olmalıdır. Eğilim gösteren hastalarda gastrit ya da mide ve duodenum ülserlerinden sakınmak için antasitlerin verilmesi (yemeklerden yaklaşık 1 saat sonra) ve röntgen kontrollerini de içine alan özenli bir gözlem gereklidir.

 

Yan Etkileri:

Tedavi edici yüksek dozlarda ve/veya uzun süreli uygulamalarda ay yüz, gövde yağlanması, miyopati, hipertoni, osteoporoz, glikoz toleransında azalma, diabetes mellitus, seksüel hormon sekresyonunda bozukluklar (amenore, hirsutismus, impotens), striae, rubrae, peteşiler, ekimozlar, steroid aknesi, ödem oluşumuyla birlikte sodyum retansiyonu, potasyum itrahında artma, adrenal korteksinde atrofi ve inaktive, vaskülit, mide yakınmaları, mide ülseri, enfeksiyon riskinde artış, immün proçeslerin frenlenmesi, yara kapanmasında yavaşlama, çocuklarda büyüme gecikmeleri, aseptik kemik nekrozları (femur veya humerus başı), glokom, katarakt, ruhsal bozukluklar, tromboz rizikosunda artış, pankreatit. Anneleri gebelik veya süt verme döneminde glukokortikoid alan, yenidoğanlarda yan etkilere dikkat edilmelidir (örn. gebeliğin son haftalarında uygulamada sürrenal korteksi fonksiyonunda azalma gibi).

 

İlaç Etkileşimleri:

Aynı zamanda kalp glikozidleri, salüretikler, oral antidiyabetikler, kümarin türevi antikoagülanlar, nonsteroidal antienflamatuvarlar, rifampisinli tüberküloz ilaçları ve salisilik asit müstahzarları alınıyorsa, olası etkileşme nedeniyle hasta izlenmelidir.