1ilaç

TELZIR Film Tablet

 GlaxoSmithKline (GSK)

Formüler > Enfeksiyonlar > Antiviral İlaçlar > HIV Virüsü > Fosamprenavir

 

 

Etken Madde(ler):

Fosamprenavir kalsiyum 700 mg

 

Piyasa Şekilleri:

60 film tablet

 

 

Kullanım Şekli:

Telzir oral süspansiyon propil ve metil parahidroksibenzoat ihtiva etmektedir. Bunlar bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. Bu reaksiyon gecikmeli olarak gerçekleşebilir. Tüm hastalar önerilen tüm doz rejimine uymalarının önemi konusunda uyarılmalıdır. Ritonavir ile kombinasyon halindeki Telzir 700 mg Film Tablet yemeklerle birlikte alınmalıdır. Erişkinler (18 yaşındakiler ve üstü): Önerilen günlük doz günde tek sefer 1400 mg Telzir ile birlikte günde tek sefer 200 mg ritonavir ya da günde iki sefer 700 mg Telzir ile birlikte günde iki sefer 100 mg ritonavirdir. Her iki rejimin de diğer antiretroviral maddelerle birlikte uygulanması gerekmektedir. Ritonavir ile kombinasyon halinde fosamprenavirin farmakokinetiği, 65 yaş üstü hastalarda incelenmemiştir. Böbrek rahatsızlığı olan hastalarda başlangıçta doz ayarlaması yapılması gerekli değildir. Fosamprenavir insanlarda amprenavire dönüştürülmektedir. Amprenavir ve ritonavirin temel eliminasyon yolu karaciğer metabolizmasıdır. Bu kombinasyonun karaciğer bozukluğu olan hastalarda kullanımına ilişkin sınırlı sayıda veri mevcut olduğundan özel dozaj tavsiyelerinde bulunulması mümkün değildir. Netice itibariyle ritonavir ile kombinasyon halinde Telzir, hafif ve orta dereceli karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda dikkatli bir şekilde kullanılmalı ve ağır karaciğer bozukluğu olanlarda ise kullanılmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Düşük dozda ritonavir ile kombinasyon halinde fosamprenavir, diğer antiretroviral maddelerle kombinasyon halinde kullanılmak üzere İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) ile enfekte erişkinlerin tedavisinde endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

Fosamprenavir, amprenavir, ritonavir ya da bu tıbbi ürünün yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık öyküsü bulunan kişilerde ve ağır akciğer rahatsızlığı olan hastalarda kontrendikedir. Ritonavirle kombinasyon halinde, sitokrom P450 (CYP 3A4) substratları olan, dar terapötik pencereye sahip tıbbi ürünlerle birlikte tatbik edilmemelidir. Ritonavirle kombinasyon halinde fosamprenavir, CYP2D6 metabolizmasına yüksek derecede bağımlı olan ve plazma konsantrasyonlarındaki artışın ciddi ve/veya yaşamı tehdit edici sonuçlara yol açabileceği tıbbi ürünlerle birlikte tatbik edilmemelidir.

 

Uyarılar:

Hastaların fosamprenavir/ritonavir kombinasyonunun ya da mevcut tüm diğer antiretroviral tedavilerin HIV'yi tedavi etmediği ve hala fırsatçı enfeksiyonlar ya da HIV enfeksiyonunun diğer komplikasyonlarını geliştirebilecekleri konusunda uyarılmaları gerekmektedir. Bu kombinasyon dahil mevcut antiretroviral tedavilerin HIV'in cinsel temas ya da kan yoluyla bulaşma riskini önledikleri kanıtlanmamıştır. Fosamprenavir bir sülfonamid kısmı içermektedir. Sülfonamid sınıfına mensup ilaçlar ile fosamprenavir arasında çapraz hassasiyet potansiyeli olup olmadığı bilinmemektedir. Yine de ritonavirle kombinasyon halinde fosamprenavir, sülfonamid alerjisi öyküsü olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Çocuklar ve 18 yaşından küçük ergenlerde güvenlik ve etkililiği henüz gösterilmemiştir. Amprenavir ve ritonavirin her ikisi de temelde karaciğerde metabolize edilmektedir ve bu nedenden fosamprenavir/ritonavir kombinasyonu, hafif ya da orta dereceli karaciğer bozukluğu olan hastalara verilirken dikkatli davranılmalı ve ağır karaciğer bozukluğu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hepatit B ya da C enfeksiyonu ya da tedavi öncesinde transaminazlarında belirgin artış olan hastalarda transaminaz artışı olma riski daha yüksektir. Tedaviye başlamadan önce tedavi sırasında düzenli aralıklarla uygun laboratuvar tetkikleri yapılmalıdır. Amprenavir ve ritonavir yüksek derecede proteinlere bağlandıklarından hemodiyaliz ya da periton diyaliziyle bunların önemli ölçüde uzaklaştırılması olası değildir. Hafif ya da orta dereceli döküntüsü olan hastalar fosamprenavir/ritonavir kombinasyonuna devam edebilir. Stevens-Johnson sendromu dahil ciddi ve yaşamı tehdit edici deri reaksiyonları, klinik geliştirme programında yer alan kişilerin %1'inden azında rapor edilmiştir. Ciddi döküntü durumunda ya da sistemik ya da mukozal semptomların eşlik ettiği orta yoğunlukta döküntü durumunda fosamprenavir/ritonavir kombinasyonunun kullanımı kalıcı olarak bırakılmalıdır. Proteaz inhibitörleriyle tedavi edilen A ve B tipi hemofilik hastalarda, spontan cilt hematomları ve hemartozları dahil artmış kanama raporları bulunmaktadır. Bazı hastalarda faktör VIII uygulanması gerekmiştir. Rapor edilen vakaların yarısından çoğunda proteaz inhibitörleriyle tedaviye devam edilmiş ya da tedavi kesilmişse bile tekrar başlanmıştır. Etki mekanizması keşfedilmemiş olsa da bir sebep-sonuç ilişkisi olduğu düşünülmüştür. Bu nedenden ötürü hemofilik hastaların kanama artışı olasılığı konusunda bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Proteaz inhibitörleri dahil antiretroviral tedavi uygulanan hastalarda şeker hastalığı başlangıcı, hiperglisemi ya da mevcut şeker hastalığında alevlenme meydana gelebildiği rapor edilmiştir. Bazı vakalarda aynı zamanda ketoasidoz da görülmüştür. Bu hastaların birçoğunda şaşırtıcı tıbbi sorunlar meydana gelmiş ve bunlardan bazıları için şeker hastalığı ya da hiperglisemi gelişmesiyle ilişkili maddelerle tedavi uygulanması gerekmiştir. Bir proteaz inhibitörü içeren rejimler dahil kombinasyon antiretroviral tedavi bazı hastalarda vücut yağı dağılımında değişime neden olmuştur. Klinik muayeneye yağ dağılımındaki değişikliğe ilişkin fiziksel bulguların değerlendirilmesi de dahil edilmelidir. Serum lipidlerinin ve kan şekeri ölçümü de ihmal edilmemelidir. Gebelik kategorisi C'dir. Gebelik sırasında endike değildir, ancak potansiyel faydalar fetusa yönelik potansiyel riski haklı çıkartıyorsa kullanılmalıdır. HIV virüsünün anne sütüne aktarılma olasılığı nedeniyle çocukların emzirilmesi kontrendikedir. Araba ve makine kullanma üzerindeki etkisine ilişkin herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiştir.

 

Yan Etkileri:

En sık rapor edilen (tedavi edilen kişilerin >%5'inde) istenmeyen etkiler gastrointestinal olaylar (bulantı, ishal, karın ağrısı ve kusma) ve baş ağrısıdır. Fosamprenavir/ritonavir kombinasyon tedavilerinde istenmeyen etkilerin çoğu hafif ile orta derece arası şiddete sahip, erken başlangıçlı ve nadiren tedaviyi kısıtlayıcı niteliktedir. Bu olayların çoğunda, bu etkilerin ilaca mı, HIV hastalığının tedavisinde birlikte kullanılan tedavilere mi, yoksa hastalık sürecine mi bağlı oldukları açık değildir. Erişkinler üzerinde gerçekleştirilen iki büyük klinik çalışmada, ilaç ile en azından olası bir ilişkisi olan ve en az orta derecede şiddete sahip (Derece 2 ya da üzeri) en sık rapor edilen klinik advers olaylar: En az %2'sinde rapor edilen tüm olaylar dahil edilmiştir (>=%1-<%10). İshal, bulantı, kusma, karın ağrısı, gaz şişkinliği, baş ağrısı, hipertrigliseritemi. döküntü, halsizlik. Kaşıntının eşlik ettiği ya da etmediği eritamatöz ya da makulopapüler deri döküntüleri tedavi sırasında görülebilmektedir. Döküntü genellikle tedavinin kesilmesine gerek kalmadan spontan olarak geçmektedir. Stevens-Johnson sendromu dahil şiddetli ya da yaşamı tehdit edici döküntü nadirdir ve klinik geliştirme programına dahil edilen kişilerin %1'inden azında rapor edilmiştir. Şiddetli döküntü vakalarında ya da sistemik ya da mukozal bulguların eşlik ettiği hafif ya da orta şiddette döküntü durumunda kombinasyon tedavisi kesinlik durdurulmalıdır. Bazı hastalarda, bir proteaz inhibitörü içeren anti-retroviral rejimlerde derialtı periferik yağda bir azalma, intra-abdominal yağda artış ve retroservikal yağda birikme (bizon kamburu) dahil yağ dağılımında değişiklik olduğu bildirilmiştir. Hipertrigliseritemi, hiperkolesterolemi, insülin direnci ve hiperglisemi dahil metabolik anomaliler de proteaz inhibitörü içerikli rejimlerle rapor edilmiştir. Antiretroviral proteaz inhibitörleri kullanan hastalarda yeni şeker hastalığı başlangıcı, hiperglisemi ya da mevcut şeker hastalığında alevlenme olduğu rapor edilmiştir. Proteaz inhibitörleriyle, daha spesifik olarak nükleosid analoglarıyla ilişkili olarak CPK, miyalji, miyosit ve nadiren rabdomiyoliz oranında artış olduğu rapor edilmiştir. Antiretroviral proteaz inhibitörleri kullanan hemofilik hastalarda artmış kendiliğinden kanama raporları bildirilmiştir. Tedavi ile potansiyel olarak ilişkili olan ve kişilerin %2'si ya da fazlasında rapor edilen klinik laboratuvar anomalileri (Derece 3 ya da 4): ALT, AST, serum lipaz ve trigliseritlerde yükselme. Total kolesterol düzeyinde artış kişilerin %2'sinden azında gözlenmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Ritonavir daha güçlü bir CYP3A4 inhibitörü olduğundan, fosamprenavir ve ritonavir birlikte verildiğinde, ritonavir metabolik ilaç etkileşim profili baskın çıkabilir. Bu nedenle önce ritonavirin prospektüs bilgilerine başvurulmalıdır. Fosamprenavirin etken metaboliti olan amprenavir, ritonavire göre daha az güçlü bir CYP3A4 inhibitörüdür. Amprenavir ve ritonavir öncelikli olarak karaciğerde CYP3A4 tarafından metabolize edilmektedir. Bu nedenden ötürü bu metabolik yolu paylaşan ya da CYP3A4 aktivitesini modifiye eden ilaçlar, amprenavir ve ritonavir farmakokinetiğinde değişikliğe yol açabilir. Ritonavirle kombinasyon halinde, sitokrom P450 3A4 (CYP3A4) substratları olan, dar terapötik pencereye sahip tıbbi ürünlerle birlikte verilmemelidir. Birlikte yapılacak bir uygulama bu tıbbi ürünlerin metabolizmalarında yarışmalı bir baskılamaya neden olabilir ve örneğin kalp aritmileri (örneğin terfenadin, triazolam, midazolam), uzun süreli sedasyon ya da solunumun depresyonu (örneğin triazolam, midazolam) ya da periferik vazospazm ya da iskemi (örneğin ergotamin, dihidroergotamin, ergonovin ve metilergonovin) gibi ciddi ve/veya yaşamı tehdit edici advers olaylar için potansiyel yaratır. Ritonavirle kombinasyon halinde, büyük ölçüde CYP2D6 metabolizmasına bağımlı olan ve plazma konsantrasyonlarındaki artışlar ciddi ve/veya yaşamı tehdit edici sonuçlar doğurabilen tıbbi ürünlerle birlikte verilmemelidir. Bu tıbbi ürünler arasında flekainid ve propafenon sayılabilir. Rifampisin, amprenavir plazma AUC düzeyini yaklaşık %82 oranında düşürmektedir. Rifampisinle birlikte verilmemelidir, amprenavir plazma konsantrasyonlarında büyük artışa yol açması beklenmektedir. Sarı kantaron (Hypericum perforation) bitkisel preparatlarının birlikte verilmesi amprenavir ve ritonavir serum düzeylerinde azalmaya neden olabilir. Bunun nedeni Sarı kantaronun ilaç metabolize edici enzimleri indükte etmesidir. Bu nedenden ötürü sarı kantaron içeren bitkisel preparatlar birlikte verilmemelidir. Sarı kantaron kesildiğinde amprenavir ve ritonavir düzeylerinde artış meydana gelebilir. İndükte edici etki sarı kantaron tedavisi kesildikten sonra en az 2 hafta boyunca devam edebilir. Efavirenzin, plazma amprenavir AUC düzeyini %13 ve C min seviyesini %36 oranında azaltmıştır. Nevirapin, amprenavir serum konsantrasyonlarında azalmaya neden olabilir. Delavirdin plazma konsantrasyonlarındaki azalma ve potansiyel sub-terapötik konsantrasyonlar nedeniyle daha az etkili olabileceğinden dikkatli olunması önerilmektedir. Hem amprenavir hem de ritonavir ketokonazolün plazma konsantrasyonlarını artırmaktadır ve itrakonazol konsantrasyonlarını da artırmaları beklenmektedir. Yüksek dozda ketokonazol ve itrakonazol (>200 mg/gün), risk/fayda oranı değerlendirilmeden ve ketokonazol ve itrokonazole bağlı advers olaylara yönelik daha yoğun takip yapılmadan birlikte kullanılmamalıdır. Rifampisin güçlü bir CYP3A4 indüktörüdür. Amprenavirle birlikte yapılan uygulama amprenavir C min ve AUC seviyelerinde sırasıyla %92 ve %82 oranında bir azalmaya neden olmuştur. Amprenavirin rifabutinle birlikte uygulanması, rifabutin plazma konsantrasyonlarında (AUC) %200 oranında bir artışa ve rifabutin ilişkili advers olaylarda artışa neden olmuştur. Histamin H2 reseptör agonistleriyle (örneğin ranitidin ve simetidin) birlikte kullanıldığında amprenavirin serum düzeyi azalabilir. Amiodaron, kinidin, lidokain (sistemik yoldan), trisiklik antidepresanlar ve varfarin (INR takibi) gibi ciddi ya da yaşamı tehdit edici advers olaylara neden olabilen bazı maddeler için plazma konsantrasyonu takibi yapılabilir. Bu tıbbi ürünler için yapılacak eşzamanlı kullanımda oluşan güvenlik sorunu potansiyelini konsantrasyon takibiyle azaltmak mümkündür. Eşzamanlı kullanılmaları halinde ritonavirle kombinasyon halinde fosamprenavirle etkileşime girebilecek CYP3A4 substratlarına, inhibitörlerine ya da indüktörlerine örnekler: Fenitoin, fenobarbital, karbamazepinin birlikte verilmesi, amprenavir plazma konsantrasyonlarında azalmaya yol açabilir. Alprazolam, klorazepat, diazepam ve flurazepam-serum konsantrasyonları yükselip aktivitelerinde artışa neden olabilir. Amlodipin, diltiazem, felodipin, isradipin, nikardipin, nifedipin, nimodipin, nisoldipin ve verapamil-bu ilaçların serum konsantrasyonları artabilir ve buna bağlı aktivite toksisiteleri artış gösterebilir. Deksametazon: CYP3A4'ü indükte edebilir ve amprenavir plazma konsantrasyonlarını azaltabilir. Erektil disfonksiyon maddeleri: Sildenafil plazma konsantrasyonlarının, önemli ölçüde artması beklenmektedir ve sildenafil-bağlantılı advers olaylarda artış neden olabilir. Lovastatin ve simvastatin gibi metabolizma için yüksek düzeyde CYP3A4'e bağımlı olan HMG-CoA reduktaz inhibitörlerinin, birlikte verilmeleri durumunda önemli ölçüde artmış plazma konsantrasyonlarına sahip olmaları beklenmektedir. HMG-CoA redüktaz inhibitörlerinin artmış konsantrasyonları rabdomiyoliz dahil miyopatiye neden olabilir. Atorvastatin, fosamprenavir/ritonavirle birlikte verildiğinde atorvastatinin C max, AUC ve C min düzeyleri sırasıyla %184, %153 ve %73 oranlarında artış göstermiştir. Birlikte kullanıldığında 20 mg/günü aşmayan atorvastatin dozları uygulanmalı ve takip yapılmalıdır. Fosamprenavir ve ritonavirle birlikte uygulandığında siklosporin, rapamisin ve takrolimus plazma konsantrasyonlarında artış görülebilir. Hem amprenavir hem de ritonavir metadonun plazma konsantrasyonunda azalmaya neden olmaktadır. Bu nedenden hastalar opiat yoksunluk sendromu yönünden yakından izlenmeli ve eşzamanlı olarak metadon plazma düzeyleri de takip edilmelidir. Estrojenler, progestojenler ve bazı glukokortikoidler amprenavir ve ritonavirle etkileşime girebilir. Amprenavir ve ritonavirle metabolik etkileşim potansiyeli nedeniyle hormonal kontraseptiflerin etkinliliği değişebilir. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların alternatif güvenilir doğum kontrol yöntemleri kullanmaları tavsiye edilmektedir.