1 İlaçİlaç Bilgileri ve Sağlık Haberleri

DEMATRAC IV Ampul

DEM 

 

Etken Madde(ler):

Atrakuryum besilat 10 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri:

25 MG 10 AMPUL
50 MG 10 AMPUL

 

Kullanım Şekli:

Anestezideki Uygulama: İntravenöz enjeksiyon olarak uygulanır. Tam blok süresine bağlı olarak atrakuryum besilatın doz aralığı i.v. uygulama için 0.3-0.6 mg/kg olup, etki süresi 15-35 dakikadır. Endotrakeal entübasyon, i.v. enjeksiyonundan sonraki 90 saniye içinde, 0.5-0.6 mg /kg dozda gerçekleştirilir. Tam blok süresi, gerektikçe 0.1-0.2 mg/kg'lık ek dozların uygulanması ile uzatılabilir. İdame dozu, genellikle başlangıç bolus dozundan 20-45 dakika sonra uygulanır. İzleyen enjeksiyonlar 15-25 dakika aralıklarla tekrarlanır. Bununla birlikte, her hastanın durumu ayrı olarak değerlendirilmelidir. Tam blok sonunda kendiliğinden düzelme, tetanik cevabın normal nöromüsküler fonksiyonun %95'ine ulaşması ölçü olarak alındığında, yaklaşık 35 dakikada gerçekleşir. Dematrac'ın oluşturduğu nöromüsküler blok, öncesinde ya da birlikte atropin veya glukopironyum bromür uygulanan, standart dozlarda neostigmin ve edrofonyum gibi kolinesteraz inhibitörleriyle, hiçbir rekürans belirtisi olmaksızın hızla geri döndürülebilir. Erişkinlerde enfüzyon olarak uygulama: Dematrac ampul, uzun süren cerrahi girişimlerde, bolus olarak uygulanan 0.3-0.6 mg/kg'lık ilk dozdan sonra nöromüsküler blokun sürdürülmesi için 0.3-0.6 mg/kg/saat hızında sürekli enfüzyon şeklinde uygulanabilir. Önerilen enfüzyon hızında kardiyopulmoner by-pass ameliyatlarında enfüzyon şeklinde uygulanabilir. Düşük sıcaklıklarda normal dozunun yaklaşık yarısı ile tam nöromüsküler blok sürdürülebilir. Çocuklardaki Uygulama: 1 aydan büyük çocuklara, erişkinler için önerilen şekilde ve mg/kg vücut ağırlığı bazında hesaplanan dozda uygulanır. Yeterli klinik veri olmadığından yeni doğanlar için doz önerisi yoktur (1 ayın altındaki bebeklerde). Yaşlı hastalarda standart dozajda kullanılabilir. Bununla birlikte, başlangıç dozun, aralığın alt düzeyinden seçilmesi ve yavaş uygulanması önerilmektedir. Ağır kardiyovasküler hastalığı olan hastalar, geçici hipotansiyon durumlarına daha duyarlı olabilir. Dematrac bu hastalarda, yavaş ve/veya bölünmüş dozlarda, 1-2 dakikanın üstünde uygulanmalıdır. Yanık vakalarında atrakuryum besilat gibi non-depolarizan kas gevşeticilere yanıtın azalması meydana gelebilir. Bu grup hastalar, yanık bölgenin genişliğine ve yanık oluşumundan sonra geçen zamana bağlı olarak doz artışına gereksinim duyabilirler. Yoğun bakım ünitelerindeki hastalarda uygulama: Uzun süreli uygulamasında, yoğun bakım ünitelerinde pozitif basınçlı suni solunum gereklidir. Nöromüsküler blokun risk-yarar oranı dikkate alınmalıdır. Atrakuryum besilatın 0.3-0.6 mg/kg lık bir başlangıç bolus dozundan sonra, nöromüsküler bloku idame ettirmek için 11-13 mcg/kg/dk sürekli enfüzyonu uygundur.

 

 

Endikasyonları:

Cerrahi girişimlerde veya kontrollü ventilasyon sırasında trakeal entübasyonu sağlamak ve iskelet kaslarını gevşetmek ve yoğun bakım ünitelerindeki (YBÜ) hastalarda mekanik ventilasyonu kolaylaştırmak amacıyla genel anesteziye ek olarak uygulanan, son derece selektif, kompetitif veya nondepolarizan bir nöromüsküler blokerdir.

 

Kontrendikasyonları:

Atrakuryuma aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Bütün nöromüsküler blokerler gibi, diğer iskelet kasları ile birlikte solunum kaslarında felç oluşturur, ancak şuur üzerine herhangi bir etkisi yoktur. Sadece uygun genel anestezi ile birlikte ve deneyimli bir anestezist tarafından, endotrakeal entübasyon ve yapay solunum için uygun olanakların varlığında uygulanmalıdır. Uygulama sırasında histamin açığa çıkma ihtimali vardır. Önerilen dozlarda anlamlı bir vagal veya ganglion bloker etkisi yoktur. Ameliyat sırasındaki vagal stimulasyon veya birçok anestezik ilacın neden olduğu bradikardiyi önlemez. Myastenia gravis, diğer nöromüsküler hastalıklar ve ciddi elektrolit dengesizliği olan hastalarda artmış duyarlılık görülebilir. Tracrium, arteriyel kan basıncı düşmelerine çok hassas olan hastalarda (örn. hipovolemik hastalarda), 60 saniyeden daha uzun bir sürede uygulanmalıdır. Uygulama için küçük bir ven seçilmişse, uygulama sonrası serum fizyolojik ile ven yıkanmalıdır. Atrakuryum hipnotiktir ve kan transfüzyonunun infüzyon yolundan uygulanmamalıdır. Yanıklı hastalarda direnç gelişebilir. Bu hastalarda yanıktan beri geçen süre ve yanığın büyüklüğüne göre doz artırılması gerekebilir. Atrakuryumun metaboliti olan laudanosin, yüksek dozlarda laboratuvar hayvanlarına uygulandığında geçici hipotansiyon ve bazı türlerde serebral eksitatör etkilerle ilişkili bulunmuştur. İnsanların atrakuryuma maruz kalma şekli gözönüne alındığında, atrakuryum ile cerrahi gevşeme altındaki hastalara mutajenisite riski önemsiz kabul edilebilir. Karsinojenisite ve fertilite çalışmaları yapılmamıştır. Hayvan çalışmaları atrakuryumun fetal gelişme üzerine anlamlı etkileri olmadığını göstermiştir. Hamilelikte anneye beklenen yararları fetüs üzerine muhtemel risklerinden fazla olduğuna inanılan durumlarda kullanılmalıdır. Sezaryen ameliyatlarında kas gevşemesini sürdürmek için uygundur çünkü atrakuryum önerilen dozları takiben plasentadan klinik açıdan anlamlı miktarda geçmez. anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.

 

Yan Etkileri:

Uygulama ile ilgili olarak deride kızarıklık, hafif geçici hipotansiyon veya bronkospazm bildirilmiş ve bu histamin serbestlenmesine bağlanmıştır. Atrakuryum ile birlikte, bir ya da daha fazla anestezik ilaç verilen hastalarda çok nadir olarak anaflaksiye benzeyen reaksiyonlar bildirilmiştir. Nadiren atrakuryum ile birlikte birçok diğer ilaçlar alan YBÜ hastalarında nöbetler bildirilmiştir. Bu hastaların genellikle nöbetleri tetikleyen bir veya daha çok medikal durumları vardı (örn; kraniyel travma, serebral ödem, viral ensefalit, hipoksik ensefalopati, üremi). Atrakuryumun metaboliti olan laudanosin ile nedensel ilişkisi saptanmamıştır. Klinik çalışmalarda, plazma laudanosin konsantrasyonu ile nöbet oluşumu arasında herhangi bir korelasyon görülmemiştir. YBÜ'ndeki beraberinde kortikosteroid alan ciddi hastalarda kas gevşeticilerin uzun süreli kullanımını takiben bazı kas güçsüzlüğü ve/veya miyopati raporları vardır.

 

İlaç Etkileşimleri:

Halotan, izofluran ve enfluran gibi inhalasyon anesteziklerinin birlikte uygulanması ile atrakuryumun oluşturduğu nöromüsküler blok uzayabilir. Antibiyotikler (aminoglikozidler, polimiksinler, spektinomisin, tetrasiklinler, linkomisin ve klindamisin), antiaritmik ilaçlar (propranolol, kalsiyum-antagonistleri, lidokain, prokainamid ve kinidin), diüretikler (furosemid ve muhtemelen mannitol, tiyazid diüretikleri ve asetazolamid), magnezyum sülfat, ketamin, lityum tuzları, ganglion blokerler (trimetafan, heksametonyum) atrakuryum ile birlikte uygulandıklarında nondepolarizan nöromüsküler blokun derinliğini ve/veya süresini artırabilirler. Nadiren bazı ilaçlar latent myastenia gravisi maskeleyebilir,kötüleştirebilir veya myastenik sendromu indükleyebilir. Böyle bir gelişme, atrakuryuma artmış bir duyarlılığa neden olabilir. Bu ilaçlar; çeşitli antibiyotikler, beta-blokerler (propranolol, oksprenolol), antiaritmik ilaçlar (prokainamid, kinidin), antiromatizmal ilaçlar (klorokin, D-penisilamin), trimetafan, klorpromazin, steroidler, fenitoin ve lityumdur. Kronik antikonvülzan tedavi uygulanan hastalarda nondepolarizan nöromüsküler blok başlaması için geçen süre uzayabilir ve blok süresi kısalabilir. Birlikte diğer non-depolarizan nöromüsküler blokerlerin uygulanması halinde, uygulanan atrakuryumun eşdeğer etkili toplam dozlarından beklenenden çok daha fazla nöromüsküler blokaj oluşabilir. Süksametonyum klorür gibi depolarizan kas gevşeticiler, atrakuryum gibi nondepolarizan ajanların nöromüsküler blok etki sürelerini uzatmak amacıyla uygulanmamalıdır, çünkü bu antikolinesteraz ilaçlarla geri döndürülmesi zor olabilen, uzamış ve kompleks bir bloka yol açabilir. Yüksek pH'da inaktive olduğu için, tiyopenton veya herhangi bir alkali ajan ile birlikte aynı şırıngada karıştırılmamalıdır.