1ilaç

TAXOL Flakon

BRISTOL-MS

 

 

Etken Madde(ler):

Paklitaksel 6 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri:

17 ml'lik 1 flakon içeren ambalajlarda., 5 ml'lik 1 flakon içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Over karsinomlu hastalarda, Taxol farklı doz ve sürelerde uygulanmıştır, ancak optimal uygulama şekli henüz belirlenmemiştir. Daha önce over kanseri için kemoterapi görmüş olan hastalarda önerilen doz her 3 haftada bir 3 saatlik enfüzyon şeklinde uygulanan 135 mg/m2 ya da 175 mg/m2'dir. Meme kanserli hastalar için her 3 haftada bir 3 saatlik enfüzyon şeklinde uygulanan 175 mg/m2'lik Taxol'ün, metastatik hastalık için uygulanan kemoterapinin başarısız olmasından sonra veya hastalığın yardımcı kemoterapiden 6 ay sonra nüksetmesi halinde etkili olduğu gösterilmiştir. Nötrofil sayısı en az 1.500 hücre/mm3 ve trombosit sayısı en az 100.000 hücre/mm3 olmadan Taxol tedavisi tekrarlanmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Over kanseri: Platin içeren bir ilaç ile kombine olarak ilerlemiş over kanserinin ilk seçenek tedavisinde ve ilerlemiş over kanserinin ikinci seçenek tedavisinde endikedir. Meme kanseri: Aksiler lenf nodu metastazı olan ve östrojen reseptörü negatif bulunan opere edilmiş (erken evre) meme kanserli hastalıklarda standart kombinasyon tedavisini takiben adjuvan amaçlı kullanılır. Adjuvan tedaviden sonra 6 ay içinde nükseden meme kanserinin ilk seçenek tedavisinde endikedir. Uygulanan ilk seçenek tedavisinde klinik açıdan kontrendikasyon bulunmadıkça bir antrasiklin yeralmalıdır. Kombinasyon kemoterapisinin başarısız olduğu metastatik meme kanserinin ikinci seçenek tedavisinde endikedir. Uygulanan ilk seçenek tedavisinde klinik açıdan kontrendikasyon bulunmadıkça bir antrasiklin yeralmalıdır. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: Platin bileşiği ile kombine veya tek ajan olarak potansiyel olarak küratif ameliyatın ve/veya radyasyon tedavisinin uygun olmadığı küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin ilk seçenek tedavisinde endikedir. Kaposi Sarkoma: AIDS’e bağlı Kaposi Sarkomanın ikinci seçenek tedavisinde endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

Paklitaksele aşırı duyarlılık reaksiyonu göstermiş olan hastalarda kontrendikedir. Paklitaksel, başlangıç nötrofil sayısı 1.500 hücre/mm3'den düşük nötropenili hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Hastalara paklitaksel verilmeden önce kortikosteroidlerle (örn. deksametazon), difenhidramin ve H2 antagonistleriyle (simetidin, ranitidin gibi) ön tedavi uygulanmalıdır. Paklitaksel uygulanan hastaların %2'sinde jeneralize ürtiker, anjiyoödem ve tedavi gerektiren dispne ve hipotansiyonla karakterize şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonları meydana gelmiştir. Paklitakselle tedavide kemik iliği supresyonu doza bağlıdır ve dozun kısıtlanmasına neden olan bir toksisitedir. Ortalama 11 günde nötropeni gelişir. Paklitaksel, başlangıç nötrofil sayısı 1.500 hücre/mm3'nin altında olan hastalara verilmemelidir. Tedavi sırasında sık sık kan sayımı yapılmalıdır. Nötrofil 1.500 hücre/mm3'ün üzerine ve trombositler 100.000 hücre/mm3'ün üzerine çıkmadan paklitaksel tekrar uygulanmamalıdır. Paklitaksel tedavisi sırasında hastaların %1'inden daha azında ağır iletim anormallikleri kaydedilmiştir. Bazı olgularda pace-maker takılması gerekmiştir. Paklitaksel kullanımı sırasında önemli iletim anormallikleri oluşursa uygun tedavi yapılmalı ve daha sonra paklitaksel uygulandığında kalp fonksiyonları sürekli kontrol edilmelidir. Paklitaksel gebe kadınlarda fetusa zarar verebilir. Embriyo ve fetüs üzerinde toksik olduğu sıçan ve tavşanlarda gösterilmiştir. Gebelerde yapılmış çalışma yoktur. Eğer hasta gebeyken paklitaksel kullanırsa ve tedavi sırasında gebe kalırsa tehlikeler kendisine anlatılmalıdır. Paklitakselle tedavi sırasında kadınlara gebe kalmamaları önerilmelidir. İlacın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Çoğu ilaç anne sütüne geçtiğinden ve bebeklerde ciddi yan etki potansiyeli olduğu için paklitaksel tedavisi sırasında enzirmeye son vermelidir. Çocuklarda emniyeti ve etkinliği belirlenmemiştir.

 

Yan Etkileri:

Hematolojik: Paklitakselin en önemli doz kısıtlayan toksisitesi kemik iliği depresyonudur. Nötropeni en önemli hematolojik toksisitedir, doza ve uygulama süresine bağlı olarak gelişir ve genellikle hızlı bir şekilde düzelir. Tüm tedavi süresince %12 oranında ateş görülmüştür. Tüm hastaların %30'unda ve tedavi kürlerinin %9'unda enfeksiyon epizodlarına rastlanmıştır. Bu epizodlar hastaların %1'inde fatal olmuştur ve görülen enfeksiyonlar sepsis, pnömoni ve peritonittir. Faz III over kanseri çalışmasında, 3 saatlik infüzyonla 135 mg/m2 veya 175 mg/m2 dozunda ilaç alan hastaların %19'unda enfeksiyon epizodları kaydedilmiştir, en sık bildirilen enfeksiyonlar idrar yolları ve üst solunum yolları enfeksiyonlarıdır. Ender olarak trombositopeni görülmüştür ve hemen hemen hiçbir zaman ciddi olmamıştır (<50.000 hücre/mm3). Hastaların %20'sinde tedavi süresince en az bir kez trombosit sayısı 100.000 hücre/mm3'ün altına düşmüştür. Hastaların %7'sinde nadiren en kötü zamanında trombosit sayısı 50.000 hücre/mm3'ün altında bulunmuştur. Hastaların %78'inde anemi (Hb<11 g/dl) görülmüştür ve bu olguların %16'sında şiddetli olmuştur (Hb<8g/dl). Aşırı duyarlılık reaksiyonları: Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının sıklığı ve şiddeti paklitakselin dozu veya uygulama süresine bağlı değildir. En sık görülen şiddetli reaksiyonlar dispne, yüz ve boyunda kızarma, göğüs ağrısı ve taşikardidir. Minör aşırı duyarlılık eraksiyonları olarak en sık yüz ve boyunda kızarma, döküntü, hipotansiyon, dispne ve hipertansiyon görülmüştür. Bütün tedavi süresince aşırı duyarlılık reaksiyonlarının insidansı relatif olarak stabil kalmıştır. Kardiyovasküler: Bütün hastaların %1'inde muhtemelen paklitaksele bağlı önemli kardiyovasküler olaylar ortaya çıkmıştır. Bunların arasında senkop, ritm anormallikleri, hipertansiyon ve venöz tromboz sayılabilir. Aritmiler arasında asemptomatik ventriküler taşikardi, bigeminal ve pace-maker yerleştirilmesini gerektiren tam AV blok bulunmaktadır. Hastalar arasında başlangıçta EKG anomalilerine sık rastlanmıştır. En sık kaydedilen EKG değişiklikleri; non-spesifik repolarizasyon anormallikleri, sinüs bradikardisi, sinüs taşikardisi ve prematüre nabızdır. Nörolojik: Nörolojik belirtilerin sıklığı ve şiddeti doza bağlıdır. Tüm hastaların %60'ında ve daha önce nöropati görülmeyen hastaların %52'sinde periferal nöropati görülmüştür. Periferal nöropati sıklığı kümülatif dozla artmıştır. Hastaların %27'sinde tedavinin ilk küründen, %34-51'indeyse tedavinin 2.-10. küründen sonra nörolojik semptomlar görülmüştür. Diğer klinik olaylar: Hastaların hemen hemen hepsinde (%87) alopesi görülmüştür. Geçici deri reaksiyonları, ender olarak tırnaklarda değişiklik ve hastaların %21'inde ödem bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Sisplatinden sonra paklitaksel uygulandığında miyelosupresyon ve bu hastalarda paklitakselin klirensinde yaklaşık %33'lük bir azalma görülmüştür. İn vitro veriler ketokonazolle tedavi edilen hastalarda paklitaksel metabolizmasının inhibe olma olasılığını göstermektedir.