1ilaç

MABCAMPATH IV İnfüzyon Solüsyonu

BAYER 

 

 

Etken Madde(ler):

Alemtuzumab

 

Piyasa Şekilleri:

10 mg/ml: 3 ml'lik 3 ampul, 30 mg/ml: 1 ml'lik 3 flakon içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Tüm dozlar intravenöz infüzyonla yaklaşık 2 saatin üzerinde verilmelidir. Hastalar, klinik olarak endikeyse her doz arttırımından ve takip eden infüzyonlardan önce uygun bir antihistaminik ve analjezik ile premedike edilmelidir. Antibiyotikler ve antiviral ajanlar bütün hastalara tedavi süresince ve sonrasında rutin olarak verilmelidir. Yetişkinler: Tedavinin ilk haftasında, MabCampath arttırılan dozlar ile verilmelidir. Her dozun iyi tolere edildiğini varsayarak, 1. gün 3 mg; 2. gün 10 mg ve 3. gün 30 mg. Bundan sonra önerilen doz, maksimum 12 haftaya kadar, haftada 3 defa, gün aşırı, günde 30 mg'dır. Hastaların çoğunda 30 mg doz arttırımı 3-7 gün içinde tamamlanabilir. Ancak, eğer 3 mg'lık veya 10 mg'lık doz seviyelerinde sitokin serbestleşmesine bağlı advers reaksiyonlar ortaya çıkarsa, bir sonraki doz arttırımına girişilmeden önce bu dozlar iyi tolere edilene kadar hergün tekrarlanmalıdır. MabCampath'a majör cevapların çoğunluğu 4-12 haftalık tedavi süresi ile elde edilmiştir. Bir hastada tam cevabın bütün laboratuvar ve klinik kriterleri oluştuğunda, MabCampath kesilmeli ve hasta izlenmeye alınmalıdır. Eğer bir hastada olumlu yanıt alınıyorsa ve sonra 4 hafta veya daha uzun süre, daha fazla gelişme göstermeden bir platoya erişiyorsa; MabCampath kesilmeli ve hasta izlenmelidir. Hastalık progresyonunun kanıtı varsa tedavi kesilmelidir. Ciddi enfeksiyon veya ağır hematolojik toksisite meydana geldiğinde, MabCampath tablo düzelene kadar kesilmelidir. Trombosit sayısı <25000/ml altına inen veya absolut nötrofil sayısı (ANS) <250/ml düşen hastalarda MabCampath'ın kesilmesi önerilmektedir. Hematolojik toksisitenin (trombositler <25000/ml ve/veya ANS <250/ml) ilk meydana gelişinde MabCampath'ın yeniden verilimi çözündürdükten sonra 30 mg'la, 2. meydana gelişte çözündürdükten sonra 10 mg'la başlanır. Şayet tedavi, 7 günden fazla kesilmişse, tedrici doz arttırımı ile yeniden başlanır. Üçüncü meydana gelişte tamamen kesilir. Renal veya hepatik bozukluğu olan hastalarda klinik çalışma yapılmamıştır. Ampul içeriğinin gereken miktarı steril, protein bağlaması düşük, elyafsız, 5 mikron filtre yoluyla, 100 ml %0.9'luk sodyum klorür solüsyonuna ya da %5'lik glikoz solüsyonuna eklenir.

 

 

Endikasyonları:

Yeterli doz ve sürede alkilleyici ajanlar alan ve fludarabin fosfat kürlerini tamamlayan ya da fludarabin temelli kombinasyon rejimlerine kesin olarak dirençli hale gelmiş Evre III ve IV kronik lenfoid lösemi hastalarında endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

Alemtuzumab, murin proteinlere ya da içeriğindeki maddelerden herhangi birine karşı bilinen Tip I hipersensitivite veya anafilaktik reaksiyonlar, aktif sistemik enfeksiyonu olan hastalar, HIV ile enfekte hastalar ya da aktif sekonder malignitesi olan hastalar, gebelik ve/veya emzirmede kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Ciddi ve bazı seyrek olgularda fatal pansitopeni/ kemik iliği hipoplazisi, otoimmun idiopatik trombositopeni ve otoimmun hemolitik anemi meydana gelmiştir. 30 mg'dan daha fazla tek doz veya haftalık 90 mg'dan fazla birleşik toplam doz kullanılmamalıdır, çünkü bu dozlar daha yüksek pansitopeni insidansı ile ilişkilidir. Hastalarda ciddi ve bazı seyrek olgularda fatal infüzyon reaksiyonlarına neden olabilir. Başlangıçta ve tedaviye 7 veya daha fazla gün ara verildiğinde, önerilen idame dozuna kademeli artırım gerekmektedir. Hastalarda; ciddi, bazan fatal; bakteryel, viral, fungal ve protozoa infeksiyonları bildirilmiştir. Pneumocystis carinii pneumonia (PCP) ve herpes virüs enfeksiyonlarına yönelik profilaksinin, bu enfeksiyonların meydana gelişini azalttığı fakat ortadan kaldırmadığı gösterilmiştir. Başlangıçta doz artırımı sırasında sitokin serbestlenmesine bağlı görülebilen akut istenmeyen reaksiyonlar, hipotansiyonu, titremeyi, ateşi, nefes darlığını, üşümeyi ve kızarmayı içerir. Eğer bu olaylar orta-ciddi boyutlarında ise, her doz iyi tolere edilene kadar, dozaj, uygun premedikasyonla, doz arttırımından önceki seviyede devam ettirilmelidir. Tedaviye 7 günden fazla ara verilirse, tedrici doz artırımı ile yeniden başlanmalıdır. Alemtuzumab alan hastalarda geçici hipotansiyon meydana gelmiştir. İskemik kalp hastalığı, anjinası olan ve/veya antihipertansif tedavi alan hastaların tedavisinde dikkat edilmelidir. Bu hasta grubunda infüzyon ile ilişkili miyokard infarktüsü ve kardiyak arest gözlemlenmiştir. Klinik endikasyon varsa ve doz arttırma aşamasında, alemtuzumab infüzyonundan 30-60 dakika önce hastaların oral veya intravenöz steroidler ile premedike edilmeleri önerilir. Önerilen premedikasyon 100-200 mg hidrokortizon veya eşdeğeridir. İlave olarak bir oral antihistaminik (örneğin 50 mg difenhidramin) ve bir analjezik (örneğin 1 g parasetamol) verilebilir. Akut infüzyon reaksiyonları devam ederse, infüzyon süresi alemtuzumabın seruma katılmasından itibaren 8 saate kadar uzatılabilir. CD4 ve CD8 sayımları tedaviden 8-12 hafta sonra artmaya başlar ve tedavinin kesilmesini takiben aylarca düzelmeye devam eder. Son uygulamadan sonra 200 hücre/ml seviyesine ulaşılması ortalama olarak 2 aydır. Tedavi öncesi değerlere ulaşması 6 ay veya daha uzun sürebilir. Bu hastaları fırsatçı enfeksiyonlara yatkın hale getirir. Tedavi sırasında antienfeksiyon profilaksisine (haftada 3 gün, günde 2 kere 1 tablet trimetoprim/sulfametaksazole veya pneumocystis carinii pnömoni (PCP) ye karşı başka bir profilaksi ve famsiklovir 250 mg günde 2 kere gibi etkili, oral bir anti-herpes ajan) ve en az tedavinin tamamlanmasından 4 ay sonrasına veya CD4+ sayımı 200 hücre/ml veya daha yukarı seviyesine ulaşana kadar uygulanması şiddetle önerilir. T-hücre populasyonu zaten tükenmiş olduğundan, fırsatçı bir enfeksiyonun tedavi sırasında ortaya çıkması durumunda tedaviyi kesmeye gerek yoktur. İleri derecede lenfopenik hastalarda, "Graft Versus Host Disease" (GVHD) olasılığı nedeni ile lenfopeni ortadan kaldırılana ve özellikle T-hücreleri yeterli miktarda toparlanana kadar kan ürünleri kullanımdan önce radyasyonla ışınlanmalıdır. Tedavinin başlamasından 5-8 hafta sonra geçici 3. veya 4. derece nötropeni sıklıkla meydana gelir. Geçici 3. veya 4. derece trombositopeni tedavinin ilk 2 haftası sırasında sıklıkla ortaya çıkar ve sonra da hastaların çoğunda iyileşmeye başlar. Şayet şiddetli bir hematolojik toksisite gelişirse, tedavi tablo düzelene kadar kesilmelidir. Tam kan sayımı ve trombosit sayımı sitopeni gelişenlerde daha sık uygulanmalıdır. Hastalık ilerlemesi belirtileri görüldüğünde tedaviye son verilmelidir. Yeniden tedavi düşünülüyorsa, CD52 varlığının doğrulanması akıllıca olabilir. Hastaların, alemtuzumaba ve murin veya kimerik monoklonal antikorlara karşı alerjik veya hipersensitivite reaksiyonları olabilir. Genel olarak, yaşlı hastalar (65 yaş üstü) sitotoksik tedaviyi genç hastalardan daha kötü tolere eder. KLL bu yaşlı grupta sıklıkla ortaya çıktığından, bu hastalar dikkatle izlenmelidir. Çocuklarda ve renal ya da hepatik bozukluğu olan hastalarda güvenilirliğini ve etkisini araştırmak üzere klinik çalışma yürütülmemiştir. Gebelik kategorisi C'dir. Üreme potansiyeline sahip olan erkek ve kadınlar, tedavi süresince ve tedaviyi takiben 6 ay boyunca, etkili kontraseptif önlemler kullanmalıdır. Gebelik süresince kontrendikedir. İnsan IgG'sinin plasenta bariyerinden geçtiği bilinmektedir; plasenta bariyerini geçebilir ve böylece fötal B ve T hücre lenfosit azalmasına neden olabilir. anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Tedavi süresince ve en azından tedaviden sonraki 4 ay boyunca emzirme kesilmelidir. Araba ve araç kullanmaya etkisi üzerine çalışma yapılmamıştır. Ancak, konfüzyon ve somnolans bildirildiğinden, dikkatli olunmalıdır.

 

Yan Etkileri:

Hastaların %80'inden fazlasının advers reaksiyonlara maruz kalması beklenmelidir; en sık rastlanan reaksiyonlar genellikle tedavinin ilk haftası süresince meydana gelir. İnfüzyona bağlı reaksiyonlar: Sitokin serbestleşmesine bağlı çok sık bildirilen reaksiyonlar; ateş, titreme, bulantı, kusma, hipotansiyon, yorgunluk, kızarıklık, ürtiker, dispne, baş ağrısı, kaşıntı ve diyare dahil olmak üzere akut infüzyona bağlı reaksiyonlardır. Bronkospazm, senkop, pulmoner infiltrasyon, akut solunumsal sıkıntı sendromu (ARDS), solunum durması, miyokard infarktüsü ve kardiyak arest de dahil olmak üzere sitokin serbestleşmesine bağlı ve çok seyrek olguda ölümcül seyreden ciddi reaksiyonlar gözlemlenmiştir. Tedavinin ilk haftasından sonra 3. ve 4. derece infüzyona bağlı reaksiyonlar seyrektir. Enfeksiyonlar: 3. ve 4. derece şiddette pnömoni ve herpes simpleksi de içeren 3. ve 4. derece enfeksiyonlar çok sık bildirilmiştir. Pneumocystis carinii pneumonia (PCP), sitomegalovirus (CMV), Aspergillus pneumonia ve Herpes zoster de dahil fırsatçı enfeksiyonlar sıktır. Rhinocerebral mucormycosis de bildirilmiştir. Pazarlama sonrası gözlemlerde başka ciddi ve bazen ölümcül olabilen viral (ör: adenovirus, parainfluenza, hepatitis B), bakteriyel (verem, atipik mikobakteryoz ve nocardioz) ve mantar enfeksiyonları gözlemlenmiştir. Hematolojik reaksiyonlar: Şiddetli kanama reaksiyonları sık olarak bildirilmiştir. Pansitopeni sık olarak bildirilmiştir ve 3. veya 4. şiddette ya da ciddi nitelikte olabilir. Pozitif Coombs testi sık gözlemlenir. Çok nadir olguda ölümle sonuçlanan otoimmün hemolitik anemi ve otoimmün trombositopeni meydana gelmiştir. Çok sık (>%10): Titreme, ateş, halsizlik, anoreksi, hipotansiyon, baş ağrısı, kusma, mide bulantısı, diyare, trombositopeni, granülositopeni , anemi, sepsis, herpes simplex, pnömoni, dispne, kaşıntı, ürtiker, döküntü, artmış terleme. Sık (>%1-%10): Enjeksiyon yeri reaksiyonu, sırt ağrısı, nötropenik ateş, ağrı, göğüs ağrısı, ağız ödemi, asteni, kırıklık hali, grip benzeri semptomlar, ödem, ısı değişikliği hissi, hipertansiyon, taşikardi, vazospazm, kızarma, çarpıntı, tad kaybı, tremor, hipoestezi, parestezi, sersemleme, hiperkinezi, vertigo, konjunktivit, abdominal ağrı, stomatit, mukozit, anormal hepatik fonksiyon, kabızlık, dispepsi, ülseratif stomatit, flatulans, gastrointestinal kanama, pansitopeni, lökopeni, purpura, lenfopeni, hiponatremi, dehidratasyon, kilo kaybı, hipokalsemi, susuzluk, artralji, iskelet sistemi ağrısı, miyalji, konfüzyon, anksiyete, somnolans, depresyon, uykusuzluk, Cytomegalovirüs enfeksiyonu, Enfeksiyon Moniliasis, Pneumocystis carinii enfeksiyonu, Herpes zoster, fungal enfeksiyon, abse, bronkospazm, pnömonit, sinüzit, öksürme, hipoksi, bronşit, üst solunum yolu enfeksiyonu, faranjit, hemoptizi, eritematöz döküntü, büllöz erupsiyon, idrar yolu enfeksiyonu. Nadir (>%0.1-%1): Enjeksiyon yeri berelenmesi, enjeksiyon yeri dermatiti, enjeksiyon yeri ağrısı, senkop, periferik ödem, bacak ağrısı, alerjik reaksiyonlar, kardiyak arrest, miyokard infarktüsü, atriyal fibrilasyon, supraventriküler taşikardi, anormal EKG, aritmi, bradikardi, periferik iskemi, anormal yürüyüş, endoftalmit, distoni, hiperestezi, hipertoni, sağırlık, kulak çınlaması, tad bozukluğu, nöropati, gastroenterit, jinjivit, geğirti, hıçkırık, ağız kuruluğu , mukoza ülserasyonu, dil ülserasyonu, kemik iliği aplazisi, azalmış heptoglobulin, dissemine intravasküler koagülasyon, hemolitik anemi, ilik depresyonu, epistaksis, jinjiva kanaması, anormal hematolojik değerler, Diabetes mellitus kötüleşmesi, periorbital ödem, hipokalemi, lenfomaya benzer hastalıklar, sinirlilik, anormal düşünme, depersonalizasyon, impotans, kişilik bozukluğu, viral enfeksiyon, bakteriyel enfeksiyon, pulmoner ödem, stridor, pulmoner infiltrasyon, solunum bozukluğu, azalmış solunum sesleri, larenjit, rinit, boğazda daralma, plevral infüzyon, fungal dermatit, onikomikoz, makülopapüler döküntü, cilt bozukluğu, hematüri, anormal renal fonksiyon, poliüri, üriner inkontinans, üriner akım azalması. Pazarlama sonrası nadir olarak tümör erime sendromu (Tumor lysis syndrome) ve intrakranial hemoraji görülmüştür.

 

İlaç Etkileşimleri:

İlaç etkileşim çalışmaları yapılmamıştır. Ancak diğer kemoterapötik ajanlardan sonraki 3 hafta içinde kullanılmaması önerilir. Araştırılmamış olmasına rağmen, en azından tedaviyi takip eden 12 ay içinde hastalara canlı viral aşılar yapılmamalıdır.