ACARİS Tablet

 ARİS  

 

 

Formüler > Endokrin > Diyabette Kullanılan İlaçlar > Oral Antidiyabetikler > Diğerleri

 

Etken Madde(ler):

Akarboz

 

Piyasa Şekilleri:

50 mg: 30 tablet
50 mg: 60 tablet
50 mg: 90 tablet
100 mg: 30 tablet
100 mg: 60 tablet
100 mg: 90 tablet

 

Kullanım Şekli:

Acaris tablet yemekten önce bir miktar sıvı ile yutulmalı ya da yemek başlangıcında ilk lokma ile çiğnenmelidir. Başlangıç dozu günde 3 kez 50 mg'dır. Maksimum akarboz dozu; 60 kg ve altındaki hastalarda günde 150 mg (3 kez 50 mg); 60 kg üzerindeki hastalarda ise günde 300 mg (3 kez 100 mg)'dır. Yine de bazı hastalar gastrointestinal yan etkileri azaltmak için dozun basamaklı biçimde arttırılmasından yarar görürler. Bunun için, günde tek doz 50mg veya günde 2 kere 50 mg ile başlamak ve sonunda günde 3 defa 50 mg'a çıkmak başarılı sonuç verir. Doz artışı, 4-8 haftalık aralıklarla bir saatlik postprandial glukoz ya da glukozlu hemoglobin düzeyleri ve toleransa göre yapılır. Kullanma süresi için bir kısıtlama yoktur. Sıkı diyet uygulamasına rağmen rahatsızlık şikayetleri gelişirse doz daha fazla arttırılmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Diabetes Mellitus'un diyetle birlikte tedavisinde kullanılır. Bozulmuş glukoz toleransı tespit edilen hastalarda tip 2 diyabet başlangıcının önlenmesinde, diyet ve egzersiz ile birlikte kullanılır. Tokluk kan şekeri değerinin başlangıçta 7.8-11.1 mmol/l (140-200 mg/dl) arasında ve açlık kan şekeri değerinin 5.6 ve 7.8 mmol/l (100-125 mg/dl) arasında olması glukoz tolerans bozukluğu olarak tanımlanır.

 

Kontrendikasyonları:

Akarboz ve/veya tabletteki inaktif maddelerin herhangi birine karşı aşırı hassasiyet durumunda kullanılmaz. Çocuklarda ve gençlerdeki etkisi ve tolerabilitesi ile ilgili yeterli bilgi olmadığından akarboz, 18 yaşın altındaki hastalarda kullanılmamalıdır. Sindirim ve absorbsiyon bozukluğu ile birlikte görülen kronik barsak bozukluklarında kullanılmaz. Barsakta gaz oluşumunun arttığı durumlarda (örn. Roemheld's sendromu, büyük herniler, barsak tıkanıkları ve barsak ülserleri) kullanılmaz. Ciddi böbrek yetmezliğinde (kreatinin klirensi <25 ml/dak.) kullanılmamalıdır. Hamilelerde kullanımı ile ilgili yeterli bilgi olmadığından, akarboz gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Radyoaktif olarak işaretlenmiş akarboz süt veren sıçanlara verildiğinde, sütte az miktarda radyoaktivite bulunmuştur. İnsanda bu konuda yeterli bulgu yoktur. Ancak sütteki ilaca bağlı etkiler bebeklerde de görülebileceğinden, prensip olarak emzirme sırasında anneye verilmesi önerilmez.

 

Uyarılar:

Bilhassa daha yüksek dozlarda izole olgu olarak karaciğer enzimlerinde asemptomatik yükselmeler görülebilir. Bu nedenle tedavinin ilk 6-12 ayında karaciğer enzimleri izlenmelidir. Değerlendirilebilen olgularda akarboz tedavisi kesildiğinde bu değişikliklerin geriye döndüğü görülmüştür.

 

Yan Etkileri:

Çok sık olarak gaz ve barsak seslerinde artış, sıklıkla diyare ve karın ağrısı ve nadiren kusma görülür. Bu gastrointestinal belirtiler ciddi olabilir ve barsak tıkanması veya benzeri semptomlar ile karıştırılabilir. Önerilen diyabetik diyete uyulmuyorsa intestinal yan etkiler şiddetlenebilir. Diyabetik diyete bağlı kalındığı halde rahatsızlık semptomları ortaya çıkarsa, doktora danışılmalıdır ve doz geçici veya kalıcı olarak azaltılmalıdır. Önerilen günlük dozda akarboz alan hastalarda nadiren, klinik olarak anlamlı derecede anormal karaciğer fonksiyon testleri saptanmıştır (normalin üst sınırının 3 katı). Akarboz tedavisi sırasında görülen anormal değerler geçici olabilir. Çok ender olarak kızarıklık, eritem, ekzantem ve ürtiker gibi aşırı hassasiyete bağlı cilt reaksiyonları görülmüştür. Çok ender olarak ödem görülmüştür. Çok ender olarak sarılık ve/veya hepatit ve ilişkili karaciğer hasarı bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Akarboz ile tedavi sırasında, kolonda karbonhidrat fermentasyonunda artışın bir sonucu olarak sukroz ve sukroz içeren yiyecekler sıklıkla abdominal rahatsızlığa veya diyareye neden olurlar. Akarboz antihiperglisemik etkiye sahiptir, fakat hipoglisemi oluşturmaz. Eğer akarboz, sülfonilüre veya metformin içeren ilaçlara ve insüline ek olarak tavsiye edilirse, kan glukoz düzeylerinin hipoglisemik aralığa kadar düşmesini önlemek için sülfonilüre, metformin veya insülin dozunun uygun şekilde azaltılması gereklidir. Eğer akut hipoglisemi gelişirse, tedavi sırasında sukrozun, fruktoz ve glukoza daha yavaş olarak parçalanacağı akılda tutulmalıdır. Bu nedenle hipogliseminin hızla düzelmesi için sukroz uygun değildir ve glukoz kullanılmalıdır. Bazı vakalarda akarboz, digoksin için doz ayarlaması gerektirecek şekilde, digoksin biyoyararlanımını etkiler. Akarbozun etkisini zayıflatabileceği için, antasitler, kolestiramin, intestinal adsorbanlar ve sindirim enzim preparatlarının akarboz ile birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. Dimetikon/simetikon ile etkileşimi yoktur.

2017© 1ilac.com Tüm hakları saklıdır. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa lütfen hekiminize danışınız.