1ilaç

DEPODİLAR Ampul

 A. İbrahim 

 

 

Etken Madde(ler): Parametazon asetat 20 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri: 1 ml'lik 2 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli: Başlangıç dozu i.m. yolla uygulanan 10-40 mg'dır. Bu dozun etkisi 4-7 günden 3-4 haftaya kadar sürebilir. İdame doz hastanın durumuna göre belirlenir. Lokal tedavilerde hasta bölgeye 0.5-1 ml enjekte edilir. İltihaplı eklem hastalıkları, ciddi eklem dejenerasyonları, kontakt kıkırdak eklemleri, simfiz pupis gibi boşluğu bulunmayan eklemlerin artritlerinde ve herpes zosterde eklem içi enjeksiyon uygulanmamalıdır. Enjeksiyon kesinlikle damar içi ve omurilik sıvısına yapılmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:
Romatoid artrit, juvenil romatoid artrit, ankilozan spondilit, akut ve subakut bursit, tendinit, akut nonspesifik tenosinovit, akut gut artriti, posttravmatik osteoartrit, osteoartrit sinoviti, epikondilit, psöriatik artrit, fibromiozit, hidrartroz, sistemik lupus eritematozus, akut romatik kardit, kontakt dermatit, atopik dermatit, ağır erithema multiforme (Steven-Johnson sendromu), ağır psoriazis, ağır seboreik dermatit, büllöz dermatitis herpetiformis, eksfoliyatif dermatit, mikozis fungoides, pemfigus, keloid, alopecia areata, nörodermit, bronşiyal astım, mevsimsel ya da tüm yıl boyunca devam eden alerjik rinit, ilaç hipersensitivite reaksiyonları, serum hastalığı, optik nörit, sempatetik oftalmia, keratit, alerjik korneal marjinal ülser, alerjik konjunktivit, iritis ve iridosiklitis, korioretinitis, ön segment enflamasyonu, diffüz posterior uveit, koroidit, diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen Löffler sendromu, semptomatik sarkoidoz, beriliozia, uygun antitüberküloz tedavi ve kemoterapi ile birlikte kullanıldığında fulminan ya da dissemine pulmoner tüberküloz, trombositopeni, otoimmun hemolitik anemi, konjenital (eritroid) hipoplastik anemi, eritroblastopeni, çocukluktaki akut lösemi, yetişkin lenfoması, löseminin palyatif tedavisi, ülseratif kolit, rejional enterit, nefrotik sendromda ortaya çıkan proteinüride kullanılır.

 

Kontrendikasyonları: Kısa süreli ve ciddi acil tedaviler dışında osteoporozda, aktif peptik ülser, psikoz, ağır psikonevroz, akut enfeksiyonlarda kullanılmamalıdır. Eklemin iltihaplı hastalıkları, ciddi dejenerasyon halleri ve sternomanubrial eklem, kosta kıkırdak eklemleri, simfizig pubis gibi boşluğu olmayan eklemlerin iltihaplarında ve herpes zoster'de eklem içi enjeksiyonlar yapılmamalıdır. Damara ve omurilik sıvısı içine kesinlikle uygulanmamalıdır. İlaca karşı oIuşmuş hipersensitivite durumunda; sistemik fungal enfeksiyonlarda, komplike olmayan viral hepatit ve fulminan hepatik yetersizlikte, herpes simpleks keratitinde ve canlı aşılarla birlikte kullanılmamalıdır.

 

Uyarılar: Konjestif kalp yetmezliği, dibetes mellitus, böbrek yetmezliği, bakteriyel ve virütik enfeksiyonlar, üremi, hipertansiyon, myastenia gravis, glokom, nonspesifik ülseratif kolit, divertikülit, yeni barsak anostomazlarında dikkatle kullanılmalıdır. Tüberkülozlularda yalnızca antitüberküloz ilaçlarla birlikte kullanılmalıdır. İlacın kullanımı sırasında devam eden enfeksiyöz hastalığın kemoterapötik tedavisinin de yapılması gereklidir. Bazı diyabetiklerde insülin dozajının yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Enjeksiyondan sonra ağrıları hafiflemiş olsa bile hastaya uygulamanın yapıldığı eklemi fazla kullanmaması tavsiye edilmelidir. İntraartiküler enjeksiyonda sistemik etkiler de görülebilir. Enjeksiyonlar gluteal bölgeye derin olarak yapılmalıdır. Paranteral kortikosteroid tedavisinde nadir de olsa anaflaktoid reaksiyonlar bildirildiğinden, ilaç alerjisi olan hastalar için zerkten önce gerekli tedbirler alınmalıdır. Kortikosteroidler latent amebiazisi aktive edebilirler. Tedavi süresince immünizasyon işlemi yapılmamalıdır. Antikor cevabı yoktur. Kortikosteroid alan hastalarda gastrointestinal perforasyondan sonra görülen peritoneal irritasyon bulguları maskelenebilir. Kortikosteroidler, posterior subkapsüler katarakt, glokom, optik sinir harabiyeti ve sekonder oküler enfeksiyonlara yol açabilir. Psikotik eğilimleri (uykusuzluk, ruhsal değişiklikler vb.) alevlendirebilir. Hipotiroidizm, karaciğer ve böbrek rahatsızlığı hallerinde etkisi artar. İlacın kesilmesi adrenal yetersizlik bulguları olmaksızın ateş, miyalji, artralji ve kırıklık gibi belirtilere neden olabilir. Stres durumunda dozaj, stresten önce, sonra, ve stres sırasında arttırılmalıdır. Özellikle hamileliğin ilk üç ayında kortikosteroid kullanmaktan mümkün olduğu ölçüde kaçınmalıdır. Zorunluluk olmadıkça hamilelerde kullanılmamalıdır. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi esnasında hastalar muntazam olarak hipertansiyon, glikozüri, hipokalemi, gastrik şikayetler ve mental değişiklikler açısından dikkatle izlenmelidir. Sıvı retansiyonu izlenmelidir. Sırt ağrısı osteoporoz işareti olabilir, intrakraniyal basıncı artmış çocuklarda risk artar. Emziren annelerin süt vermemeleri gerektiği, çocukluk ve büyüme dönemlerinde büyüme geriliğine neden olabileceği unutulmamalıdır. Yaşlı hastalarda kortikosteroidlerin yarı ömrü uzayabileceğinden yan etkiler açısından dikkatli olunmalıdır. Çocuklarda tedavi mümkün olan en düşük dozaj ve en kısa süre ile sınırlı tutulmalıdır.

 

Yan Etkileri: Eklem içi enjeksiyonlarından sonra ağrı ve şişliğe pek ender rastlanır. Uzun süre kullanılmasında ödem oluşumu enderdir. Mutad dozlarda elektrolit düzensizliği nadirdir. Diğer yan etkiler; yuvarlak yüz, adrenal süpresyon, ekimoz, uykusuzluk, ağırlık artışı, hipertrikoz, derinin incelmesi, peptik ülserlerin oluşumu veya harekete geçmesi, yüksek tansiyonun ve enfeksiyonun artması, iştahın çoğalması, protein katabolizmasında nitrojen dengesinin negatife dönüşü, osteoporoz, psişik dengesizlik, nekrotik anjin, adetlerde düzensizlik gibi hallerdir. Ufak dozlarla uzun süreli tedavilerde, Cushing sendromuna rastlanabilir.

 

İlaç Etkileşimleri: Kortikosteroidlerle birlikte barbitüratlar, fenitoin, efedrin veya rifampisin verilirse metabolizmayı hızlandırarak kortikosteroidlerin etkisini azaltabilir. Antikoagülanlara cevap birlikte kullanıldığında, genellikle azalabilir bazen de artabilir. Estrogenler troleandomisin ve eritromisin kortikosteroidlerin klirensini azaltabilir. Hipoglisemik ilaçlara olan ihtiyacı ve salisilat klirensini artırabilir. Potasyum itrahını arttıran diüretikler ile birlikte kullanıldığında, aşırı potasyum kaybına bağlı olarak hipokalemi gelişebilir. İzoniazidin antitüberküler etkinliği metabolizma ve/veya klirens artışı nedeniyle azalabilir. Aspirin kortikosteroidlerle birlikte hipoprotrombinemili hastalarda ihtiyatla kullanılmalıdır.