1ilaç

KALETRA Yumuşak Kapsül

 ABBOTT  

Formüler > Enfeksiyonlar > Antiviral İlaçlar > HIV Virüsü

 

 

Etken Madde(ler):

Lopinavir 133.3 mg, Ritonavir 33.3 mg

 

Piyasa Şekilleri:

180 yumuşak kapsül

 

 

Kullanım Şekli:

Erişkinler: Kaletra'nın önerilen dozajı, günde iki defa yemekle birlikte alınan 400/100 mg (üç yumuşak kapsül) dozudur. Pediyatrik Hastalar: Günde iki defa yemekle birlikte alınan 300/75 mg/m2 doz olup maksimum doz günde iki defa 400/100 mg.

 

 

Endikasyonları:

Lopinavir HIV-1 ve HIV-2 proteazlarının inhibitörüdür. Ritonavir, lopinavirin CYP3A aracılıklı metabolizmasını inhibe ederek lopinavir plazma düzeylerinin yükselmesini sağlar. Lopinavir/Ritonavir kombinasyonu HIV enfeksiyonunun tedavisi için başka antiretroviral ajanlarla kombine olarak endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

İçindekilerden birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Klirens için CYP3A'ya ileri derecede bağlı olan ve yüksek plazma konsantrasyonları ciddi ve/veya yaşamı tehdit eden olaylarla bağlantısı olan ilaçlarla (midazolam, triazolam, ergotamin, dihidroergotamin, pikozid, sisaprid, astemizol, terfenadin) birlikte kullanılmamalıdır.

 

Uyarılar:

Proteaz inhibitörü tedavisi alan HIV enfekte hastalarda yeni başlayan diabetes mellitus, önceden mevcut diabetes mellitusun alevlenmesi ve hiperglisemi bildirilmiştir. Bazı olgularda diyabetik ketoasidoz gelişmiştir. Proteaz inhibitörü tedavisi kesilen bu hastaların bazılarında hiperglisemi devam etmiştir. Esasen karaciğer tarafından metabolize edilir. Bu nedenle, ilaç hepatik fonksiyonu azalmış hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır. Proteaz inhibitörleri arasında değişik derecelerde çapraz-direnç gözlenmiştir. Proteaz inhibitörleri ile tedavi edilen hemofili tip A ve B hastalarında spontan cilt hematomları ve hemartroz dahil kanama artışına ilişkin raporlar vardır. Bazı hastalarda ilave faktör VIII verilmiştir. Bildirilen olguların yarısından fazlasında proteaz inihibitörleriyle tedavi sürdürülmüş ya da yeniden başlanmıştır. Proteaz inhibitörü tedavisi ile bu olayların arasında nedensel bir ilişki ya da bir etki mekanizması olup olmadığı bilinmemektedir. Antiretroviral terapi alan hastalarda santral obezite, dorsoservikal yağ artışı (bufalo hörgücü), periferik erime, meme büyümesi ve 'kuşingoid görünüm' gözlenmiştir. Total kolesterol ve trigliserid konsantrasyonlarında artışlar sonuçlanmıştır. Pankreatit olguları bildirilmiştir ancak nedensel bir ilişki kurulamamıştır. Normalin üst sınırından iki kat daha yüksek olan asemptomatik amilaz artıştarı gözlenmiştir. Hastalara plazmadaki HIV RNA'sındaki kalıcı düşüşlerin AIDS progresyonu ve ölüm riskinde azalmayla bağlantılı olduğu söylenmelidir. Hastalar HIV enfeksiyonunu şifaya kavuşturmadığını ve fırsatçı enfeksiyonların devam edebileceğini ve HIV hastalığı ile bağlantılı başka komplikasyonların ortaya çıkabileceğini bilmelidirler. Estrojen bazlı hormonal kontraseptifler kullanan hastalara, tedavi sırasında ilave ya da alternatif kontraseptif önlemlerin kullanılması gerektiği söylenmelidir. Proteaz inhibitörleri dahil antiretroviral tedavi alanlarda vücut yağının yeniden dağılımı veya birikimi ve bunun nedenlerini ya da sağlık üzerindeki uzun dönemli etkilerinin bilinmediği konusunda hastalara bilgi verilmelidir. Yaşlı hastalara verilmesinde ve izlenmesinde azalmış hepatik, renal veya kardiyak fonksiyonlar ve eşlik eden hastalıklar ve başka ilaç tedavileri göz önüne alınmalıdır. Altı aylıktan küçük pediyatrik hastalarda güvenilirlik ve farmakokinetik profili bilinmemektedir. HIV ile enfekte olan altı aylık ile 12 yaş arasındaki hastalarda yapılan bir klinik çalışmada görülen advers olayların profili erişkin hastalar ile benzerlik göstermektedir. Gebe kadınlarda yapılan yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar olmadığından, gebelikte yalnızca potansiyel yararlarının potansiyel risklere kesinlikle ağır basması durumunda kullanılmalıdır. Lopinavirin insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmediğinden, gerek potansiyel HIV bulaşması ve gerekse emzirilen bebeklerde ciddi advers reaksiyon potansiyeli nedeniyle, anneler bebeklerini emzirmemelidir.

 

Yan Etkileri:

En sık görülen advers olay diyare olup hastaların ortalama %14'ünde görülmüştür ve genellikle hafif ya da orta şiddettedir. 442 hastadan %2 veya daha fazlasında 24 haftaya kadar veya 72 haftaya kadar ortaya çıktığı bildirilen ve en azından Lopinavir/Ritonavir ile olası veya bilinmeyen bağlantısı olan ve en azından orta ya da yüksek şiddetteki advers olaylar: Abdominal ağrı, asteni, baş ağrısı, ağrı, anormal dışkı, diyare, dispepsi, flatülans, bulantı, kusma, lipodistrofi, miyalji, insomnia, döküntü. Hastaların %2'sinden azında tedavi sırasında ortaya çıkan orta ya da yüksek şiddetteki advers olaylar: Sırt ağrısı, göğüs ağrısı, substernal göğüs ağrısı, ürperme, kist, ilaç etkileşimi, artan ilaç düzeyi, yüzde ödem, ateş, grip sendromu, kırıklık, viral enfeksiyon, derin tromboflebit, hipertansiyon, palpitasyon, tromboflebit, vaskülit, anoreksi, kolesistit, konstipasyon, ağız kuruluğu , dispepsi, disfaji, enterokolit, erüktasyon, özofajit, fekal inkontinans, gastrit, gastroenterit, hemorajik kolit, iştah artışı, pankreatit, siyaloadenit, stomatit, ülseratif stomatit, Cushing sendromu, hipotiroidi , anemi, lökopeni, lenfadenopati, Avitaminoz, dehidratasyon, ödem, glukoz toleransında azalma, laktik asidoz, obezite, periferik ödem, kilo kaybı, artralji, artroz, anormal rüyalar, ajitasyon, amnezi, anksiyete, ataksi, konfüzyon, depresyon, baş dönmesi, diskinezi, emosyonel labilite, ensefalopati, hipertoni, libido azalması, sinirlilik, nöropati, parestezi, periferik nörit, somnolans, anormal düşünceler, tremor, bronşit, dispne, akciğer ödemi, sinüzit, akne, alopesi, cilt kuruluğu, eksfoliyatif dermatit, furonküloz, makülopapüler döküntü, tırnak bozukluğu, pruritus, deride selim tümörler, deride renk değişimi, terleme, anormal görme, göz bozukluğu, otitis media, tat bozukluğu, tinnitus, anormal ejakülasyon, jinekomasti, erkekte hipogonadizm, böbrek taşı ve idrar anormalliği, döküntü (%2). Hastalarda 24 aylık tedavide >%2 oranında görülen belirgin (Grad 3-4) laboratuvar anormallikleri: Glukoz artışı, artmış SGOT/AST, artmış SGPT/ALT, artmış GGT, artmış total kolesterol ve artmış trigiseridler. Artmış CPK, miyalji, miyozit ve nadiren rabdomiyoliz Pİ'ler özellikle NRTİ'lerle kombine edildiklerinde bildirilmiştir. Pediyatrik hastalarda 24 aylık tedavide >%2 oranında görülen belirgin (Grad 3-4) laboratuvar anormallikleri: Bilirubin artışı, artmış SGPT/ALT, artmış total kolesterol ve artmış amilaz. Ayrıca düşük sodyum, trombosit sayısı ve nötrofil düzeyleri bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Kendi metabolizmasını indüklediği ve sitokrom P450 enzimleri ve glukuronidasyonla metabolize edilen bazı ilaçların biyotransformasyonunu artırdığı in vivo olarak gösterilmiştir. CYP3A aktivitesini indükleyen ilaçların lopinavirin klirensini artırarak lopinavirin plazma konsantrasyonlarında düşmeye yol açması beklenebilir. Lopinavir konsantrasyonundaki büyük düşmeler nedeniyle terapötik etkisinin anlamlı ölçüde azalması nedeniyle rifampin ile birlikte verilmemelidir. Sildenafilin birlikte verilmesi, sildenafil konsantrasyonlarını önemli ölçüde arttırabilir ve hipotansiyon, senkop, görme değişiklikleri ve ereksiyonun uzaması gibi sildenafile bağlı advers olaylarda bir artışla sonuçlanabilir. Lovastatin ya da simvastatin ile birlikte kullanımı önerilmemektedir. HIV proteaz inhibitörlerinin CYP3A4 yolağından metabolize olan başka HMG-CoA redüktaz inhibitörleriyle (örn. atorvastatin ya da serivastatin) birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. St. John's Wort (Hypericum perforatum) içeren ürünlerin ritonavirin plazma konsantrasyonlarını azaltması beklenebilir. Bu, terapötik etkinin kaybı ve direnç gelişimiyle sonuçlanabilir. Primer olarak CYP3A tarafından metabolize edilen ilaçların (örn. dihidropiridin, kalsiyum kanal blokerleri, HMG-CoA redüktaz inhibitörleri, immünosupresanlar ve sildenafil) birlikte verilmesi diğer ilaçların plazma konsantrasyonlarını artırarak bunların terapötik ve advers etkilerini artırabilir ya da uzatabilir. CYP3A tarafından yaygın olarak metabolize edilen ve yüksek bir ilk geçiş metabolizması olan ajanlar ile birlikte verildiğinde AUC'de büyük artışlara (3 katından büyük) en duyarlı ilaçlar gibi görünmektedirler. CYP3A'yı indükleyen ilaçların birlikte verilmesi lopinavirin plazma konsantrasyonunu düşürerek onun terapötik etkisini azaltabilir. Birlikte uygulanan ketokonazol ile saptanmamakla birlikte CYP3A'yı inhibe eden başka ilaçlarla birlikte verilmesi Lopinavir/Ritonavir plazma konsantrasyonlarını arttırabilir. Didanozinin boş bir mideye alınması önerilmektedir; bu nedenle didanozin bir saat önce ya da iki saat sonra alınmalıdır. Zidovudin ve abakavirin plazma konsantrasyonlarını azaltma potansiyeline sahiptir. Artmış CPK, miyalji, miyozit ve nadiren rabdomiyoliz PI'ler özellikle NRTI'lerle kombine olarak kullanıldığında bildirilmiştir. HIV-pozitif pediyatrik hastalarla yapılan bir çalışmanın sonuçları nevirapin ile birlikte verilmesinden sonra lopinavir konsantrasyonlarında bir düşme olduğunu göstermiştir. Efavirenz ve iki nükleosid revers transkriptaz inhibitörü ile kombine olarak çoğul proteaz inhibitör deneyimi olan hastalarda kullanıldığında Lopinavir/Ritonavir dozunun %33.3 artırılarak benzer lopinavir plazma konsantrasyonları elde edilmektedir. Delavirdinin lopinavirin plazma konsantrasyonlarını artırma potansiyeli vardır. Amprenavirin CYP3A aracılıklı metabolizmasını inhibe etmektedir. İndinavirin CYP3A aracılıklı metabolizmasını inhibe etmektedir. Nelfinavirin CYP3A-aracılıklı metabolizmasını inhibe etmektedir. Antiretroviral naif HIV-pozitif deneklerde ilave bir 100 mg ritonavir b.i.d. ile birlikte verildiğinde, 400/100 mg b.i.d. Lopinavir/Ritonavir ile karşılaştırıldığında lopinavirin ortalama AUC değeri %33, ortalama Cmin %64 ve ortalama Cmax %20 artmıştır. Sakinavirin CYP3A aracılıklı metabolizmasını inhibe etmektedir.